Adolf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adolf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2023 Pazar

2. Dünya Savaşını Başlatan Olay Polonya'nın İşgali



Ikinci dünya savaşı. Yetmiş milyon insanın öldüğü bir mücadele. Tüm dünyayı etkileyen koca bir kasırga. Arzuların tarumar ettiği onlarca ülke Tank paletlerinin ardında bıraktığı bir enkaz Pek çok olayın dünya tarihine yön vermesi açısından büyük bir öneme sahip olduğu, su götürmez bir gerçektir. Fakat Polonya'nın Almanya tarafından işgali, insanlığın en kanlı savaşı olan İkinci Dünya Harbi'nin başlangıcı olması sebebiyle diğerlerinden ayrılır

Taviz, tavizi doğurur. Büyük savaş sonrası Avrupa'da totaliter ve faşist rejimler giderek popülerleşti. Böyle bir ortamda Almanya'nın başına geçen Hitler, ülkesinin birinci dünya savaşında uğradığı ağır kayıpları telafi etmek için çok çabaladı. Bozulan düzeni yeniden tesis etti ve güçlendi

 


Ülke sınırları dışında yaşayan Alman azınlıkların Almanya'nın hakimiyetinde birleştirilmesi ve yeni toprakların kolonizasyonu ile beraber Alman popülasyonunun bu topraklara yerleştirilmesi politikasını kendisini hedef olarak belirledi. Yaşam alanı, 
Yani Leben Show Fikri onu saldırgan bir dış politikaya sürükledi. O ülkesinin ve halkının yeniden kalkınması için bu politikayı vazgeçilmez olarak görmekteydi. Adolf Hitler ülkesini kalkındırırken bir dünya savaşı çıkarmak niyetinde değildi. zaten Birinci Dünya Savaşı'nda yaşananlar, hem halkın hem de ordunun hafızasında daha çok tazeydi. Buna rağmen Adolf, uluslararası arenada tepki çekecek işler yapmaktan geri durmadı


1936 Raynnan'ın askerden arındırılmış bölgesini ele geçirdi. İspanya iç savaşına birlik yolladı. 1938'de Avusturya'yı ilhak etti. Ve Südetler bölgesi için Çekoslavakya'ya baskı yapıp istediğini aldı



Hitler'in bu kansız ve kolay başarıları onu giderek daha da talepkar bir hale büründürdü. Almanya önüne gelen her şeyi yutan bir canavara dönüşürken İngilizler ve Fransızlar Hitler'i durdurmak yerine ya sorunlardan kaçtılar ya da sorunları öteleyerek rafa kaldırdılar 
uyguladıkları yatıştırma politikasıyla Almanlara karşı tavizkar davrandılar. Hatta Almanların doğuya, Sovyet Rusya'ya doğru yayılmasına tabiri caizse göz yumdular. Kendisine verilen tavizlerden cesaret alan Almanlar Çekoslovakya'yı parçalamak ve tamamını işgal etmek için kolları sıvadılar. Bu girişim üzerine Sovyet Rusya, Çeklerin toprak bütünlüğünü garanti etmek adına Birleşik Krallık'la ortak hareket etmek istese de İngiliz hükümeti buna yanaşmadı



Birleşik Krallık Başbakanı Nevil Chember Lay'nin basireti tamamen bağlanmış olacakları göremiyordu. Ona göre yatıştırma siyaseti gayet başarılı gidiyor ve dünya barış açısından altın çağına giriyordu


Politikalarıyla Hitler'in yükselişini durdurmak yerine onun palazlanmasını sağlayan başbakan, Almanların ekonomik olarak darboğazda olmasına güvenerek Hitler'i kontrol edebileceği bir kukla olarak görüyordu. Fakat büyük bir yanılgı içinde olduğunu kısa süre sonra anlayacaktı


12 Mart 1939'da Almanların kışkırttığı Slovakya, Çekoslovakya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Ardından Alman ordusu 15 Mart'ta Prag'a girerek Bohemya'yı boyunduruğu altına aldı bir oldubittiyle emeline ulaşan Hitler, vakit kaybetmeden Polonya'ya odaklandı. En başta lehler ile yakınlık kurmuş olan Almanlar sonraki süreçte Polonyalılardan Danzik Limanı'nı ve Doğu Prossü'ye serbest geçiş hakkı istediler



Polonya hükümeti teklifi reddedip direnmeye niyetliydi. Polonyalılar ordularına ve özellikle süvarilerine çok güveniyorlardı. Ayrıca kısa süre sonra İngilizlerin işe doğrudan karışması, onların bu güvenini birkaç misline çıkardı 
Almanların Prag'a girmesiyle İngilizler şoka uğradılar. Böyle bir şey beklemiyorlardı. Diğer bir taraftan çeklerin düşüşü, çemberlerini gördüğü o toz pembe rüyadan bir anda uyandırdı. Camberla hükümeti derhal uyguladığı politikadan ani ve sert bir dönüş yaptı


Bundan sonra İngilizler Hitler'in her hareketini durdurma kararı aldılar. Bu bağlamda ilk olarak 29 Mart'ta Polonya'nın toprak bütünlüğünü koruyacaklarını tüm kamuoyuna bildirdiler.


Şimdiye dek her istediği yapıldığı için arsız bir çocuğa dönüşen Hitler'in yeni oyuncağına el konulmak istenmesine karşı vereceği tepki an itibariyle çok önemliydi. Adolf Hitler diplomasi yoluyla uzlaşma mı arayacaktı? Yoksa savaş boyalarını sürüp ordusunu muharebe meydanlarına mı indirecekti



Birleşik Krallık'ın ve Fransa'nın Polonya'yı bulundukları konumdan koruyabilmeleri zordu. Bu yüzden coğrafi olarak daha uygun konumda olan Ruslara ihtiyaçları vardı


İngilizler gücüne güvenmeseler ve fazlasıyla nefret etseler de Stalin'le temasa geçtiler. Bu temas Batı Avrupalıların isteksizliği yüzünden bir türlü sonuca bağlanamadı. İngiliz Fransız İttifakı'nın Rusya'yla olan görüşmesi çok yavaş ilerledi


Hitler önüne bir fırsat geldiğini düşünüp yolunu tıkamak isteyenlerden önce davranıp hamle yaptı. Ve Ruslarla dirsek teması kurdu. Ruslar ve Almanlar her ne kadar birbirlerinden haz etmeseler de temaslar neticesinde çıkar ortaklığı yapmaya karar verdiler


Ağustos 1939'da Alman Sovyet Saldırmazlık Paktı'nı akdettiler. Bu paktla iki devlet birbirlerine saldırmamayı taahhüt ettikleri gibi gizli maddeler aracılığıyla da Polonya'yı kendi aralarında pay ettiler. Chember Lay'nin ani politika değişikliğini savaşa giden yoldaki ilk dönüm noktası sayacak olursak Alman Sovyet Saldırmazlık Paktı yine aynı yoldaki ikinci büyük dönüm noktasını teşkil etmiş oldu. Stalin bu Pak'la iki şeyi amaçlamıştı



Ilki Polonya'nın kendisine kalan kısmı üzerinden Baltık ülkelerinde ve Besarabya'da nüfus edinebilme imkanıydı. Ikinci ve daha önemlisi Almanların saldırganlığını doğudan batıya kanalize etme fırsatıydı. Paktın diğer imzacısı Hitler ise İngilizler için savaşa gireceğini düşünmüyordu


Hem Hitler'in İngilizlerle bir derdi yoktu. Hatta İngilizlere bir sempatisinin olduğu dahi söylenebilirdi. Amacı Stalin'i caydırıcı bir güç olarak kullanıp İngiltere'yi Polonya'nın arkasında durma konusunda caydırmaktı


Ona göre İngilizler öyle ya da böyle işgali kabulleneceklerdi. Şimdiye kadar hep öyle yapmışlardı. Hitler, koca Birleşik Krallık'ın Polonya'ya verdiği söz yüzünden kendisine savaş ilan edeceğini ihtimal vermiyordu


Uçak, Panzer, Polonya. Batının Polonya için önüne büyük bir taş koymayacağını düşünen Hitler, Ağustos 1939'da saldırı emrini verdi


Emir birliklere ulaştığında Polonya daha seferberliğini tamamlayamamıştı. 34 milyon olan ülke nüfusunun 21 milyonu lehlerden oluşurken 3 milyon Ukraynalı ve 2 milyondan fazla Yahudi'de en kalabalık azınlık gruplarını teşkil ediyordu


Polonya Yüksek Komutası bu nüfustan toplam 10 kolorduda 30 piyade tümeni, 12 de süvari tugayı organize etti. Sonradan eklenecek birliklerle beraber Polonya'nın toplam asker gücü 1 milyona yaklaşacaktı


Polonyalılar romantik bir yaklaşımla çok kalabalık tuttukları süvari tugaylarına haddinden fazla güveniyorlardı. Gelin görün ki o çağda atlı birlikler işlevlerini büyük ölçüde kaybetmişlerdi. Hele Almanların mekanize birliklerine karşı süvari meydana sürmek, talihsizliklerin en ağırı olabilirdi. Bunların yanında orduda iki hava tümenine bölünmüş 800 kadar uçak ve 4.300 top mevcuttu. Tank sayısına bakacak olursak Polonyalıların çoğu yedi TP olan 210 tankı mevcuttu


Yedi TP'liler İngiliz Wickers tanklarının modifiyeli versiyonları olsalar da gayet verimli araçlardı. Lakin sayı olarak Polonyalılar bunlardan çok az üretebilmişlerdi. 30 bölüye ayrılmış 670  tane de TP üç model tank mevcut bu tanklar süvarileri desteklemesi için lehler tarafından üretilmiş hafif zırhlı kaplanmış askeri araçlardı. Mareşal Edward Red Smigdy komutasındaki 10 kolordunun temel planı müttefikleri yetişinceye kadar savunma yapmak



Polonya sınırı çok uzun olduğundan bu iş epey zor olacaktı. Savunmayı daha da zorlaştıran generallerin yanlış kararları oldu. Generaller leh birliklerinin üçte birini Alman ordularının avucunun içindeki danzik koridoruna yerleştirdiler. Buranın savunulması çok elzem değildi. Ama lehler bu konuda da romantik davranıp, asıl mühim kısım olan güneyi bu hareketiyle zayıflatmışlardı


diğer bir hatada hatırı sayılır bir kuvveti Louss Varşova arasında ihtiyatta tutmaktı. Geri kalan birlikler ince bir çizgi şeklinde sınırı savunmak için ön cepheye sürülmüşlerdi. işin büyük savaştaki gibi siper çatışmasına dönüşeceğini varsayan İngiliz ve Fransızlar Polonya'nın 2-3 ay dayanacağını hesaplarken lehler 6 ay dayanırız diye düşünüyorlardı. Alman orduları ise doğu sınırında toplam 66 piyade ve 6 panzer tümenine sahipti. Alman Genelkurmayı elindeki beş orduyu;


630.000 kuzeyde, 886.000 güneyde olacak şekilde gruplamıştı. Toplam asker sayısı harekat dahilinde 2 milyona kadar çıkacaktı. 9.000 top, 2.315 uçak ise Almanya'nın gücüne güç katmaktaydı


Alman ordusunda ağustos 1939 itibariyle envantere kayıtlı toplam 3.472 tank mevcuttu. Bunların 2.668 tanesi panzer-1 ve panzer-2 model araçlardı


Genelkurmay bu cephede eldeki tankların 2.750 kadarını kullanmayı uygun görmüştü. Alman Genelkurmay Başkanı Franz Halder'in hazırladığı plan şu şekildeydi. 


Öncelikle Alman Hava Kuvveti olan kara saldırılarından önce havalanıp düşmanın ulaşım ve ikmal hatlarını felç edecekti. Ardından asıl saldırı emrindeki Güney Ordular Grubu tarafından icra edilecekti. Sekizinci Ordu Lozan'a ilerleyecek. 14 ordu Krako üzerinden Polonya'nın Karpati tarafını saracak


10 ucu  Ordu'da zırhlıların desteğiyle Polonya'nın merkezine akacaktı. Güneyde yer alan Slovaklar ise kendi sınırlarından ilerleyip harekatı destekleyeceklerdi. Kuzey ordular grubuna dahil üçüncü ordu Doğu Pusya'dan Güney'e


Dördüncü Alman ordusu da danzik koridoruna saldıracaktı. Rakiplerini silip süpüren ordular, son aşamada Varşova'da birleşip Visto Nehri batısında düşman ordusunu paketleyecekti. Alman piyadelerinin daha tam mekanize olmamasından Alman Yüksek Komutası askerleri tank ve topların desteklediği klasik piyade saldırılarıyla savaştırmak istese de başta Hains Guderian olmak üzere bazı generaller doktrinini savaş alanlarında ilk kez uygulamak için can atıyorlardı


Yani yıldırım harekatı zırhlı kuvvetlerle bir yarma eylemi yapıp düşman hattının gerisine olabildiğince sarkma üzerine kuruluydu. Hattın arkasındaki ana yollar ve lojistik hatlar kesilir


Böylece düşman yardım alamayacak bir konuma sokulur. Ve arkadan gelen piyadelerin işi kolaylaştırılırdı. Yıldırım Harekatı'nın başarısı için olmazsa olmaz şeyler, iyi arazi, iyi hava desteği, iyi lojistik ve iyi eş güdümdü


Bu koşulların sağlandığını ve Polonya düzlüklerinin amaca uygun olduğunu düşünen tank Komutanı Hans Guderian ve onun gibi düşünenlerin Polonya'da uygulayıp uygulayamayacağı Hitler'in saldırıyı başlatmasıyla belli olacaktı


1 Eylül 2939'da Vermah ortada ilan edilmiş bir savaş olmadan sabah saatlerinde harekete geçti. Dört sularında Alman uçakları havalanıp belirlenen hedefleri art arda bombaladı. Kısa sürede Polonya'nın tüm iletişim ağları, demir yolları ikmal noktaları yerle bir edildi. Ilk uçuşları takip eden dört gün zarfında düşmanın tüm hava gücünü devre dışı bırakıp Polonya semalarındaki tek hakim güç oldu


1 Eylül saat sabah 6 sularında Alman kara ordusu da topluca sınırı geçip saldırıya başladı. Saldırıyla Polonya hatlarının ne kadar işe yaramaz olduğu anında belli oldu. Alman orduları hiç zorlanmadan mevzileri aşıp pek çok koldan planlanan noktalara ilerlediler


Ayın 3 İngiltere ve Fransa, Polonya'yı yalnız bırakmamak adına Almanya'ya savaş ilan etti. Böylece çoğu kişi tarafından daha başlamasına birkaç yıl var sanılan İkinci Dünya Savaşı başladı


Zırhlı ve motorize kuvvetleri çok kısıtlı olan Polonya ordusu, yarılan ön hatlarını geriye çekip yeni savunma pozisyonu alamadan kargaşa içerisinde dağılırken, bunu fırsat bilen Alman komutanlar, garantici tavırlarını bırakıp bu zırhlı birlikleri ilerleyen kıtaların ön kısmını aldılar


Bu Yıldırım Harekatı'nın başladığının ve işgalin daha da hızlanacağının işaretiydi. Yıldırım Harekatı doktrini uyarınca hava desteğiyle önden ilerleyen Alman panzerleri kendilerine verilen görevleri başarıyla tamamlarken


Polonya birlikleri ya savaş dışı kalmışlar ya da parçalara bölünerek çekilmeye zorlanmışlardı. Lehler bir haftada Pomerania'yı, Ana Polonya topraklarını ve Polonya yukarı silesiyasını terk ettiler


8 Eylül'de Panzer birliklerinden bazıları Varşova önlerine dek sokuldu. Onuncu Ordu'nun sağındaki hafif zırhlı birlikler 9 Eylül'de Sandomiyer Swaşova çizgisindeki Vistura Nehri'ndeyken on dördüncü ordu güneyde San Nehri'ni geçiyordu aynı vakitlerde Guderia'nın tankları, Narev Nehri'ni geçerek bugün nehri üzerinden Varşova'yı çembere almaya çalışıyordu. Çaresizlik içindeki Mareşal Edward ordusuna ülkenin güneydoğusuna çekilip yeni bir savunma hattı kurması için emir verdi


Polonya birliklerinin büyük kısmı parçalar halinde batısında çembere alınmış hatta Alman tankları nehrin doğusuna dahi geçmişken leh birliklerinden düzenli bir icat beklemek. Maalesef bir rüyaydı. Ki bu imkansız rüyada hiçbir şekilde gerçekleşmedi


Kargaşa anında Polonya'nın işgalindeki tek büyük çatışma olan Bruza Muharebesi başladı. Danzik koridorundan geri çekilen Pomorze ve Poznan orduları Buruza Nehri kenarında Alman 8 ordusunun soluna saldırı düzenleyince 9 Eylül'de taraflar birbirine


Iki üç gün leh süvarileri ve piyadeleri etkili saldırılar düzenleseler de sonrasında Alman uçakları tarafından sıkıştırılıp taarruz güçlerini kaybettiler. Akabinde köşeye sıkışan 220.000 Polonyalı askerin 50.000 kadarı savaş dışı edildi.

 

27 Ağustos 2023 Pazar

Mussoliniyi Kurtarma Operasyonu

1943 yılı Mihver'in küçük ortağı İtalya ve faşist lider Benito Mussolini için pek de iyi geçmemekteydi. İtalya, Roma İmparatorluğu'nu ihya etmek amacıyla üç yıl önce girdiği ikinci dünya savaşında Doğu Afrika'daki sömürgelerinin tamamını yitirmiş


Sovyet Rusya'yla savaşması için Doğu Cephesi'ne yolladığı 235.000  kişilik sekizinci ordusunun büyük kısmını kaybetmişti. Aynı zamanda Kuzey Afrika'daki işler de kötü gitmişti


Ikinci el alamein Muharebesi sonrası mihver kuvvetleri hızla geri çekilmiş, Amerikan ve İngiliz kuvvetleri bu topraklara başarılı operasyonlarla çıkarmalar yapmıştı. Müttefikler Kuzey Afrika'daki kesin başarının ardından 10 Temmuz'da Sicilya Adası'na çıkarmaya başlayınca bu sefer İtalya ana yurdu da tehlikeye düşmüştü


Musollini için tehlike çanları şiddetli bir şekilde çalmaktaydı. 19 Temmuz'da


müttefiklerin B 17 ve B 24 ağır bombardıman uçaklarının Roma'yı bombalaması, halkta infial yarattı 
kitleler uzun yıllar iktidarda olan faşist partinin kendilerini koruyamayacağını anlayarak sokaklara döküldü. Köşeye sıkışan Benito, savaşa devam edebilmek için yardım istedi


Fakat istediği yardımı Almanya'nın pek çok cephede savaşmasından dolayı alamadı. Hitler ile Mussolini'nin arasından açılmaya başladığı bu sıralarda işlerin iyice sarpa sardığını gören İtalyan generaller ve faşist parti üyeleri arasında değişimin şart olduğu konuşulmaya başlandı


Bu değişim fikrini İtalya'nın kukla kralı da gizliden desteklemekteydi. Oluşan


muhalefet giderek büyürken İtalya lideri bunlara pek aldırış etmedi. O tüm gücün kendisinde olduğu konusunda çok emindi


Mussolini bu kayıtsızlığın cezasını kısa süre sonra çekti. Alfa Romeo 6C 2300 B makam aracıyla kralı haftalık raporunu vermeye saraya gittiği sırada Kral üçüncü Victoria tarafından görevinden alındı. Ve derdest edilip bir ambulansa bindirildi


Hemen ardından yeni hükümet üyeleri tarafından devlet binaları ve faşist parti yönetim birimleri ele geçirildi. 21 yıldır İtalya'yı yöneten despotizm saatler içinde ufalanmış. Müthiş kudretli görülen yapı çöküşü sırasında bir gürültü dahi çıkarmayı başaramamıştı


Musollini'yi adeta üfleyerek koltuğundan alaşağı etmişlerdi. Musolinin yerinden indirilip kaçırılması Adolf Hitleri çileden çıkardı


Hangi akla hizmet müttefiki ve yakın dostu olarak gördüğü Doçe'yi bir anda ortadan


kaldırıp hükümeti değiştiriyorlardı. İtalyanlar ileri gitmişti ve bunun bedelini ağır ödemeleri gerekliydi. Hitler derhal Rusya ve Fransa'dan kuvvetler çekerek panzerlerin yardımıyla da Roma'yı ele geçirme emri verdi


ölü ya da diri musoliniyi istiyordu. Etrafındakiler kızgın fühleri yatıştırıp onu bu fikirden vazgeçirdiler. İtalyanların taraf değiştirme olasılığı doğduğu için elbette eylemsiz kalınmayacaktı


Ama ne yapılacaksa gizli bir operasyonla kimseye duyurmadan yapılmalıydı. 26


Temmuz günü 6 subay gizli emirle Hitler'in Prusya'daki gizli karargahı kurt inine çağrıldı


HİT'ler 6 subay arasından Waff'ın SS Komutanı OTÜ Skorzani'yi görev için seçti. Bu seçimde Alman ordusu ile Nazif Partisi milisleri SS'ler arasındaki çekişmenin payı çok büyüktü. Hitler hemen olayı Yüzbaşı'ya anlattı kaçırılmış yeni hükümet taraf değiştirmek ya da savaştan çekilme için hazırlanıyordu. Derhal Benetum'un esaretten kurtarılıp İtalya'nın başına tekrar geçirilmesi lazımdı. Ve bu savaşın kilit anlarından birisiydi


Görevi sadece bir avuç üst düzey Alman yönetici bilmekteydi. Bunlardan birisi de  el


alamein fatihi dendi. Kovalamaca Yüzbaşı Scorzani çok zor bir görev için seçilmişti. Kurt ininde generali Kurt Student ve başı Heinrich Himla ile görüşen Yüzbaşı derhal hazırlıklara başladı


Kendisi SS komandolarıyla desteklenecekti. Ve Roma'ya Kurtlu Dentin yaveriymiş gibi giderek İtalya'daki Alman komutanlarından dahi gizlenen operasyonu icra edecekti. Omuzlarına büyük bir yük verilen genç yüzbaşı, tüm gece yarın sabah erkenden çıkacağı o dönüşü olmaz yolculuğu düşündü


Gecenin dördüne doğru vasiyetini yazarak uykuya daldı. Yarın belki de savaşın kader anlarından birisini kendi elleriyle belirleyecekti. 27 Temmuz sabahı Yüzbaşı Henkel H'ye yüz 11 model uçakla Roma'ya vardı. Bir gün sonra da 29 SS komandosu ile  SS istihbaratçısı gizlice bölgeye geldi. Oradan da 20 kilometre güneydeki karargahına vardılar


Bu gizli girişimi İtalya'da bilen 6 kişi vardı. Onlar Yüzbaşı Scorzeny, Scorzene'nin


emir subayı Rodret, Oygan Dolman, Roma'daki Alman polis ataşesi Herbeld Kaplan ve planlamada yardımcı olacak istihbarat subayı Gerath Langort'tu


Evdeki tek bilgi Benito'nun kral tarafından görevden alındığı ve bir ambulansa bindirildikten sonra sırra kadem bastığıydı. Ilk iş olarak Mussolini'nin kaçırıldığı yeri bulmak icap ediyordu


Bu çok dikkatli yapılmalıydı. Sonuçta İtalya hala müttefikti. Ve bu gizli operasyonu açığa çıkarsa iki taraf silahlarını birbirine doğrultabilirdi. İtalyan Badogya hükümeti ise İtalyan askeri istihbarat servisi sim aracılığıyla Alman ajanlarını yanlış yönlendiriyordu


Amaçları vakit kazanıp müttefik devletlerle pazarlığı bitirmek ve savaştan çekilmekti.


Bu durumda Almanların derhal sessizce Mussolini'yi bulması gerekiyordu. Yoksa İtalyan ordusunun karşı tarafa geçmesi işten bile değildi


Mussolini ise görevden alındıktan hemen sonra gizlice ponza adasında metruk bir binaya hapsedilmişti. 29 Temmuz'dan 7 Ağustos'a kadar burada tutulan Dutche, günlerini kitap okuyarak ve çeviriler yaparak geçirmekteydi. Almanlar ise fellik fellik Duche'yi arıyordu


İtalyan istihbaratı ise ortaya onun öldürüldüğü, intihar ettiği haberlerini yayıyor ya


da ajanları sayesinde hedef saptırıyordu. İtalyan liderin bir türlü bulunamayışı üst üste toplantılar düzenleyen ve sinir krizleri geçiren Hitler'i her geçen gün daha da sinirlendirmekteydi


Ona göre Mussolini olmazsa İtalya yanlarında tutmaları çok zordu. Yüzbaşı Skorzeni ise haftalardır adeta nal toplamaktaydı. Bir türlü malum kişinin yerini bulamadı


Derken Alman istihbaratı 11 Ağustos'ta Mussolini'nin Ponza Adası'nda tutulduğunu anladı. Fakat iş işten çoktan geçmişti. İtalyanlar bu istihbarattan 4 gün önce yani 7 Ağustos'ta Dutha'yı Sardunya'nın 2 kilometre kuzeyindeki küçük bir adaya götürmüşler


Nerede? Vakitleri giderek daralan Almanlar arasındaki bir irtibat subayından gelen


haberle tekrardan hareketlendi. Adadaki Binbaşı burada bir hareketlilik olduğunu Korzeniye rapor edince Yüzbaşı 
emir subayı ve iyi dereceyi İtalyanca bilen SS komandosu teğmen Robert Varge'i yanına alarak adaya gitti. Scorznie'ye sessizce durumu öğrenmek için Teğmen Varge'i kasaba meyhanelerine yolladı


Elinde şarap şişeleriyle çakır keyif bir vaziyette meyhane meyhane gezen teğmen. Sonunda Musolli'nin tutulduğu villaya sebze taşıyan bir manavla karşılaştı. Ve onu sarhoş ederek Mussolini'nin adada ve belirtilen yerde olduğunu öğrendi


Almanlar Geveze ve sarhoş bir manav sayesinde kayıp diktatörün yerini nihayet buldu. 20 Ağustos'ta bölgenin fotoğraflarını da çeken Skorzani Franscati'ye geri döndü


Plan ve programını yapıp 24 Ağustos'ta Koçludent'in huzuruna çıktı. Lakin kendisine kötü bir haber verildi. Alman kara ordusunun istihbarat birimi Abveya Mussolini'nin El Bağdası'nda tutulduğunu söylüyordu


Bu imkansızdı. Çünkü Sikorzani'nin ekibi Mussolini kendi gözleriyle görmüştü. komutanı olan Amiral Kanaliz, Hitler'den giderek uzaklaşmaya başlayan ekiptendi. Ve harekatı sabote etmek için bu tarz bir bilgi kirliliğine yol açmaktaydı


Amiralin bu amacı o anlık bilinmiyordu. Skorzeni derhal Hitler'i ikna etmek için Prusya'daki kurt inine uçtu. Ve Nazi Almanya'sının en önde gelen liderlerine raporlarını gösterdi. Ardından Student'in yaptığı planı Führer'e takdim etti


Yüzbaşı Eve raporlarına güvenen Hitler, derhal operasyon için emir verdi. Mussolini görünüşe göre sadık dostu Hitler tarafından kurtarılacaktı. Skordini derhal İtalya'ya uçtu


Corsica'da konumlanmış Waffen SS'leri R ve S botları bindirmek için emrini verdi. 28 Ağustos sabahı operasyona başlayacaklardı. Son kontrollerin yapıldığı sırada gelen bir haber her şeyi altüst etti


Sardunyadaki İtalyan kuvvetleri General Basso daha Almanlar burayı ilk tespit ettiği anda durumu kavramış ve hükümete olanları rapor etmişti. Bu rapor doğrultusunda İtalyanlarda operasyon yapılmadan birkaç saat önce Mussolini'yi bir uçağa bindirerek başka bir yere nakletmişlerdi


İtalyanlar kurtarmak için hazırlıklarını tamamlamış Almanlara adeta muazzam bir çalım atmıştı. Tüm emekleri boşa giden Scozeni ve ekibiyse aldıkları bu darbenin sonucunda başladıkları noktaya dönmüşlerdi


Zaman tükeniyor. Ağustos sonu ve eylül ayı başı Almanya için kötü geçmişti. Akdeniz cephesindeki çarpışmalar giderek şiddetlenmiş. 38 gün süren çarpışmanın sonucunda Sicilya 17 Ağustos'ta müttefik kuvvetlerin eline geçmişti


Bu da ABD ve İngiltere'yle gizlice masaya oturan İtalyanları barış yapma konusunda daha da hızlandırmıştı. Mussolini bulunmazsa işler cidden sarpa sarabilirdi


Aynı zamanda Doğu Cephesi'nde 23 Ağustos'ta Harkov'un düşüşüyle stratejik inisiyatif Kızıl Ordu'nun eline geçmişti. Luft Vafe ise gün geçtikçe güçsüzleşiyordu. Ve Almanlar düşmanın hava saldırılarına karşı her gün daha fazla acziyet içinde kalıyordu


Führer yıkılmış bir vaziyetteydi. Ve İtalya'dan gelecek olumlu haberlere muhtaçtı. 5 Eylül Pazar saat 22 her der kapla Berlin'e şu mesajı çekti. Grand Saso bölgesindeki bir polis kaynağından alınan bilgi aracılığıyla Duthe'nin kuvvetli ihtimal dağdaki bir otelde saklandığını öğrendik. Kapla, hedefi tam ortasından vurmuştu. İtalyanlar gerçekten de Mussolini'yi Roma şehrinin 80 kilometre doğusundaki Alp Dağları'nın en yüksek yerindeki bir otelde saklamakta Bilginin teyidinin üzerine 8 Eylül günü Scozzeli ve bir uçağa binip keşif uçuşu için dağın tepesine uçtular. Donma tehlikesi yaşadıkları maceralı uçuşun sonrasındaki kararga dönerken bir anda havada Amerikan uçakları gördüler. Sicilya'yı alan müttefikler savaşı İtalya yarımadasına taşımışlar. Ve Alman üslerini vurmaya başlamışlardı. Alman karargahının vurulması üzerine başka bir yere iniş yapan üçlü Tam olarak Mussolini'nin yerini tespit edememişti. Ama elde başka bir seçenek de yoktu. Ve İtalyanlar ha teslim oldu, ha olacaktı. Tek çare Alplerin zirvesine körlemesine bir operasyon yapmaktı


İtalya ise o sırada yediği büyük bir haltın ceremesini çekmekteydi. İtalyan hükümeti müttefiklerle yaptığı ateşkes görüşmelerini daha ayın başında bitirmiş ve kayıtsız şartsız teslim olup savaştan çekilmeyi kabul etmişti


ateşkesin Almanlar tarafından şimdilik bilinmesini istemedikleri için gizli tutulmasını arzu ettiler. Fakat ABD'li yetkililer İtalya'nın ateşkesi duyurmamak istemesinden işkillenip onları yapılan gizli görüşmeleri tüm dünyaya duyurmakla tehdit etti


Ateşkes duyulursa Almanlar Roma'ya girip bu ihanetin cezasını çok fena sorabilirlerdi. İtalya hem şiş yanmasın hem de kebap mantığıyla hareket ederken her şey yüzüne gözüne bulaştırdı. Ve ortada kalakaldı


Bir taraftan müttefiklerin, diğer taraftan Almanların güvenini kaybetmişlerdi. ABD tüm kamuoyuna İtalya'nın savaştan çekildiğini duyurunca mecbur İtalya'da bunu teyit etmek zorunda kaldı. Almanlarsa haliyle Küplere binmişti


Bu ihanetti. Ve Almanlar ihaneti asla unutmazdı. Derhal mihver harekatını başlatıp İtalya ordusunu silahsızlandırmalı ve Roma'yı işgal etmeliydiler. İtalyanlara güvendiği için kendini aptal gibi hisseden Field Mareşal derhal harekete geçti. Ve müttefiklerin Güney İtalya'ya asker çıkardığı 8-9 Eylül günü Roma da dahil olmak üzere pek çok İtalyan yerleşiminin yönetimini başarılı bir şekilde aldı


Fakat İtalya'yı elde tutabilmek için Almanlara Duche lazımdı. Yüzbaşı Scorzeni Vaktinin artık hiç kalmadığını anladı. Teslim olan İtalya hükümetinin Mussolini ABD'ye teslim etmesi an meselesiydi, derhal Alman merkezinden Alp Dağları'na operasyon için izin aldı. Kum saati çevrilmiş, zaman akmaya başlamıştı.

Mussolini'yi kurtarmak. Führeri'nin nefesini iyice ensesinde hisseden General Koçtudent 11 Eylül günü paraşütçü Binbaşı Haral Morsu'da yanına alarak Mussolini'yi kurtarmak için planlarını yaptı


Studat ve paraşütçüleri Skorzani ve komandolarına operasyonda görev vermediler. Çünkü bu uzmanlık isteyen bir işti. Ve Wafff'ın SS'ler ne askerdiler, ne de uçuş tecrübeleri vardı. Onlar sadece Nazif Partisi'nin milisleriydi


Yüzbaşı Scorzen'i olası başarıdan pay elde etmek istediği için zor da olsa kendisini ve 17 komandosunu Hitler'den de güç alarak operasyona yamamayı başardı. Student ve Mors'un planı şu şekildeydi. Mussolini'nin tutulduğu otele ulaşım için tek yol bir teleferik hattıydı


Teleferiğin vadideki ayağına topluca saldırıp tantana çıkarılamazdı. Çünkü 24ncü İtalyan tümeni yakınlarda konuşlanmıştı. O yüzden çift taraflı bir baskın yapılmak zorundaydı.  10 kişi taşıyabilen 12 adet DS 200 model planör gizlice iniş yapacaktı. Çoğu FG 42 model otomatik tüfek taşıyan ilk üç piyanördeki ekip otele 20 metre ötedeki alana inecek ve hemen Mussolini'yi kurtarmak için otele saldıracaktı


Scordini ve ESES'ler ise iniş alanını güvenliğe alıp İtalyan subayları tutuklayacaktı. Üçüncü grupta Gransa'daki teleferiğin olduğu yere iniş yapıp teleferik hattını ele geçirecekti. Dördüncü ekip ise otelin çevresini emniyete alıp olası bir saldırıda oteli koruyacaktı


Binbaşı Morskomutasındaki 260 kişilik motorize birlik ise sessizce girecek. Ve İtalyanları etkisiz hale getirip teleferiğin aşağıdaki. Vadideki ayağını ele geçirecekti


Son aşama olarak da kurtarılan Mussolini teleferikle vadiye indirilecek ve oradan da bir uçakla Hitler'in yanına götürülecekti. Fakat bu operasyonun başarı şansı düşük gibi görünüyordu. Üstüne İtalyan hükümeti herhangi bir girişimde Mussolini'yi anında öldürme talimatını çoktan vermişti


Mussolini'nin hayatıyla oynanan kumar başlamak üzereydi. Gece 3 sularında 15 adet Fiat marka kamyona bindirdiği 260  adamıyla binbaşı mors yola çıktı


Böylece meşe harekatı başladı. Binbaşı gizlice ve yavaşça 96 kilometrelikte olan başlı yolu 10 saatte katetti. Sessizce asargeye ulaşan Mors, baskın sonucunda buradaki İtalyanları teslim alıp teleferiği ele geçirdi


O burayı ele geçirdiğinde saat 14 civarıydı. Tam o sırada Gransa suya inmesi gereken paraşütçülerden haber beklemeye başladı. Paraşütçüler ise sabahın erken saatlerinde kalkıp içtima için toplandılar


Operasyonun baş sorumlusu Stuttgart gidip askerlere son konuşmayı yaptı. Saat 11 planörleri çekecek uçaklar geldi. Korgeneral görevin çok zor olduğunu ve iniş yapılacak yerin dağlık olduğu için zayiatın %80 varabileceğini peşin peşin söyledikten sonra Musollini'yi ölü ya da diri ele geçirmelerini askerlerine sıkıca tembihledi.13:05'de  görev kuvvetini taşıyan uçaklar havalandılar. Uçakların giderek irtifa kazandığı sırada çıkan şiddetli rüzgar işlerin plandan sapmasına neden oldu


Uçuş düzeni tamamen allak bullak oldu. Ve Scorznenin'in uçuş ekibi bir anda önderliği alıverdi. Sadece destek için operasyonda olmasına izin verilen Yüzbaşı bir anda başrol oluvermişti


Derken saat 14:03 planör pilotu Teğmen Mayer'in başarılı inişiyle Skorseny ve SS kumandaları paldır küldür planörden çıkıp otele doğru koşmaya başladı. Yüzbaşı alana ilk olarak inen olmanın avantajıyla planı yok sayıp derhal Mussolini'yi aramaya koyuldu


Yüzbaşı etrafına komandolarının toplandığını görünce derhal otelin ön tarafına yöneldi. O sırada diğer planörler de yavaş yavaş iniş yaptılar. Almanlar yarı kaos ortamında duruma göre hareket ederek otele ve teleferiğe yöneldiler


Scorzeni ve yanında getirdiği İtalyan generali bir anda karşılarında gören İtalyanlar şoka uğramıştı. Onlar hiçbir şekilde saldırı beklemiyor. Adeta otelde tatil yapıyorlardı. Skorzeni ve komandolarının ateş etmeyin şeklindeki çağrıları karşısında afallayan İtalyanlar ne yapacaklarını bilemediler. Bu kargaşadan yararlanan SS'ler İtalyanları ite kaka hızlıca otele daldılar. Otelin içindeki 100 kadar İtalyan SS'leri ve arkadan gelen paraşütçüleri görünce panikleyip odalara çekildiler


O sırada hızla merdivenlere yönelen pencereden görmüş olduğu aramaya koyuldu. İtalyan amiri ve subaylara gelecek olursak onların durumu tam bir komediydi beklenmeyen baskın karşısında ne yapacaklarını bilemeden kalakaldılar. Mussolini'yi terslik durumunda öldürme emri almışlardı. Ama bu konuda tereddüt yaşadılar. Paraşütçüler teleferiği ele geçirip otel çevresini güvenlik altına alırken skorzeni ve adamları da nihayet Mussolini'nin olduğu odayı bulup içeri daldılar


Içerideki iki teğmeni etkisiz hale getirdiler. Sonrasında Yüzbaşı İtalyan amir ve subayları teslim alıp güle oynaya onlarla kucaklaştı. İtalyanlar da bir şampanya şişesi getirip Alman subayla Paylaşarak sorun çıkarmayacaklarının garantisini verdiler. Durumu kontrol altına alan Scorzeny odaya tekrar dönerek Mussolini'ye bir Nazi selamı verdi. Ve ona Duch Führer beni sizi serbest bırakmam için gönderdi dedi


Mussolini'de karşılık olarak Dostum Hitler'in beni yüzüstü bırakmayacağını biliyordum. Şeklinde cevap verdi. Mussolini böylelikle artık kurtulmuştu


Almanlar bırakın zayiat vermeyi koca operasyonu tek bir kurşun dahi sıkmadan tamamlamışlardı. Teğmen Berleps, Aselge'deki sorumlu binbaşıya durumu bildirdiğindeyse saat 14:15'di. Yani operasyon sadece 12 dakika sürmüştü

 

Sonrasında ise korgeneral özel pilotu Gerlah F 156 tipi bir uçakla zor şartlar altında Adolf Hitler'in yanına götürmeyi başardı. Bu son adımla beraber de dünyayı sarsan kurtarma harekatı başarıyla sonlandırılmış oldu


Koçtudent'in paraşütçüleriyle Scozeni arasında başarının kime ait olduğu tartışması yıllarca devam edecek bir konu olarak kenarda durak uysun. Nazi Almanya'sı bu operasyonla hala çok zor işlerin üstesinden gelebileceğini göstererek siyasi ve askeri gücünü rakibe bir kez daha göstermişti. Bu operasyon aynı zamanda özel harekat birliklerinin ne denli önemli olduğunu tüm dünyaya bir kere daha göstermişti


Fakat Hitler'in Mussolini'ye yönelik umutları ve İtalya'nın mihvere geri dönmesi yönündeki umutları 14 Eylül'de tamamen sönmüştü. Kurtarma sonrası ikili arasındaki 14  Eylül'deki ilk görüşmede Hitler karşısında imparatorluk hayalleriyle birlikte çökmüş bir hayaletten başka bir şey olmadığını anladı


Musolliğini artık tarihi misyonunu tamamlamış ihtiyar bir adamdan başka bir şey değildi.