DB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2026 Pazar

Uygulama Dağıtımını Altyapı İle Karıştırma

 Son yıllarda, Terraform'un yükselişi  (Pulumi gibi benzer araçların) Takımların altyapı kodlarını taşınmasına izin vermesi, altyapı deploymentlarında aynı yolla kodlarında taşınmasına izin vermelidir.

Pipeline da altyapı kodunu deploy edebiliyorsan, bu altyapı ve uygulama deploymentları bir seferde yapılabilirliğin önünü açmış olacak değildir. 





Birçok takım tek bir pipeline yaratıyor ve bu pipeline içerisinde hem altyapıyı oluşturuyor ( Bir kubernetes cluster, container, registry v.b )  oluşturuyor ve uygulama bu pipeline en üstünde deploy ediliyor. 


Bu teoride harika çalışsa da, (dağıtımlar, her biriyle sıfırdan başladığınız anlamına geldiği için) kaynaklar ve zaman açısından oldukça israftır.


Çoğu durumda, uygulama kodu altyapıdan çok daha hızlı değişecektir. 


Tüm şirketler için genelleştirmek için çok zordur.  ancak çoğu durumda uygulama değişim oranı Altyapıdan 2x-10 kat daha sık olabilir.


Her ikisini de yapan tek bir pipeline  varsa, bu durumda  asla basit bir şekilde altyapıyı kaldırıp/yeniden yaratamazsınız. Çünkü yeni bir versiyon deploy etmeye ihtiyacınız olacaktır.


Her şeyi (infra/app) dağıtan pipeline 30 dakika sürebilirken, bir pipeline yalnızca bir uygulama deploy etmesi sadece 5 dakikasını alır. Siz üzerinde herhangi bir altyapısal bir değişiklik sebebi olmayan sadece bir deployment adımı için  25 dakika fazladan harcamış olursunuz. 





.


İkinci dezavantaj, tek bir pipeline kırılırsa, kimin bakması gerektiğinin net olmamasıdır.

Eğer bir geliştiriciysem ve uygulamamı Kubernetes'te dağıtmak istiyorsam, Terraform hataları, sanal ağlar veya depolama birimleri ilgilenmiyorum diyebilme hakkım oluşuyor.


DevOps'un amacı, geliştiricileri self servis araçlarla güçlendirmektir. Geliştiricileri zorlamamalı.


İhtiyaç duymadıklarında altyapıyla başa çıkmamalılar, yaptıkları işlemde ilgili değillerse geriye doğru bir bakacakları bir işlem olmamalıdır.

 

Doğru çözüm elbette dağıtım veya altyapıyı kendi sahip oldukları pipelinelarda bölmektir.


Altyapı pipeline’lar, uygulamadan daha az tetiklenecek ve Uygulama dağıtımları daha hızlı yaratılacaktır (oluşturma süresini kısaltacaktır).





Geliştiriciler ayrıca, uygulama pipeline bozulduğunda uğraşmalarına gerek olmadığını da bilecekler.


Altyapı hatalarıyla veya Kubernetes cluster nasıl oluşturulduğunu bilmelerine gerek yoktur. 


Operatörler geliştiricileri hiç etkilemeden altyapı pipeline üzerinde ince ayar yapabilirler. Herkes bağımsız olarak çalışabilir.


Bazen şirketlerin bulunduğu bu anti-desenlerde (altyapıyı uygulamayla karıştırıldığını) görüyoruz.


Uygulamanın tarafından sağlanan bir şeye ihtiyacı olduğu için ilerlemenin tek yolu altyapı pipeline larda olmalıdır.


Klasik örnek, Terraform ile bir şeyler oluşturmak ve ardından çıktısını iletmektir. (örneğin bir IP adresi)


Uygulama koduna input olarak pipeline dinlemeli. Eğer sınırlamaya sahipseniz, önceki anti-desenden muzdarip olduğunuz anlamına gelir (Altyapının ayrıntılarına uygulama birleştirme sorunu ) ve bu sorunu kaldırmanız gerekir.  (yani Uygulama kodunun dağıtılması için belirli bir IP adresine ihtiyaç duymamalıdır).


Aynı yaklaşımın veritabanı yükseltmelerine genişletilebileceğine dikkat edin. Eğer veritabanı değişiklikleri için pipeline  kullanıyorsanız, uygulama kaynak kodundan bağımsız olmalıdırlar.


Yalnızca DB şemasını veya yalnızca uygulama kodunu kendi başına güncelleyebilmeniz gerekir,


Her dağıtım için her ikisini de yapmak zorunda kalmadan bu ayrım kullanılabilir olmalıdır.

1 Mayıs 2012 Salı

Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı - Maliye Politikası

   1980 yıllarda artan bütçe açıklarına neden olan yüksek miktarda iç ve dış borçlanma stoku, enflasyon, faiz oranlarının arttırılarak büyüme için olumsuz bir ortam yaratılmış. Mevcut kaynaklarını bütçe finansmanı için kullanılması sonucunda oluşan dışlanma etkisi özel yatırım harcamalarını önemli bir şekilde azaltmış. Kamu borçlarının çevrilmesi ilişkin olumsuz beklentiler reel faiz oranlarının yükselmesine borç-reel faiz oranı döngüsüne girilmesine neden olmuş.
   Kamu bankaları yoluyla yapılan transfer ödemeleri giderler arasında görünmemiş ve banka bilançolarında faiz işletilerek aktif olarak görünmüş.IMF - DB ile yapılan görüşmelerde görev zararı olarak tanımlanan bu giderler hesaba katılınca kamu borç stoku ve faiz ödemelerindeki artış ortaya çıkmış.
  Yüksek enflasyon , düşük büyüme tuzağında kurtulabilmek için kamu kesiminin borçlanma gereksinimini azaltacak yapısal reformların yapılması gerekmekteydi. Kamu kesiminin borçlarının azaltılması, hem enflasyon hemde reel faiz oranlarının düşmesine katkıda bulunacak. Reel faiz oranların düşmesi özel yatırım harcamalarını teşvik ederek ekonomik büyümeyi hızlandıracaktır.
   Bu amaçlara ulaşabilmek için uygulanacak programda;
1-Sıkı maliye politikası, faiz dışı bütçe fazlasının arttırlması, özelleştirmeye hız kazandırılması,
2-Enflasyon hedefi ile uyumlu gelirler politikasının uygulanması,
3-Ekonomik birimlere uzun dönemli bakış açısı kazandırılması,Para ve döviz kuru politikasının uygulanması,

Döviz kuru politikasına göre enflasyon ile uyumlu 1 ABD doları 0.77 Euro oluşan döviz sepeti değer 1 yılı kapsayacak şekilde günlük olarak açıklanmıştı. Bu uygulamanın amacı enflasyonist beklentiyi düşürmektir.
Para Politikası için parasal kontrolü sağlamak için Merkez Bankası bilançosundaki Net İç Varlıklar tavan Net Dış Varlıklara taban sınırı konumuştur.  Böylelikle para ve döviz kuru politikalarını Merkez Bankasının bilançosundan takip edilebilmekteydi. 
Net İç Varlıklar kalemi genel olarak merkez bankasının dış varlıkları haricinde piyasaya ne kadar para verdiğini ve piyasadan ne kadar para çektiğini göstermektedir. Döviz kuru politikasına göre Merkez Bankası belirlenen döviz kurundan döviz satın alabilecek Türk Lirası yaratma işlemi sadece döviz satması ile yapılabilecektir. 

Merkez Bankasının Politika Araçları :
-Zorunlu karşıklı oranı , disponibilite oranı,
-Açık Piyasa işlemleri,
-Bankalararası piyasa işlemleri,
-Döviz Piyasası işlemleri.

Programının uygulanası ile enflasyon oranı beklenenin üzerinde gerçekleşmiş Türk Lirası aşırı değer kazanmış ithalat artarak ihracat azalmış ve cari işlemler açığı artmış.