23 Kasım 2024 Cumartesi

İsviçre - Sağlık

Ülkenin Sağlık Koşulları

Dünyada yaşam standartlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alan İsviçre'de sağlık ve hijyen koşulları iyi durumdadır. İkamet amaçlı İsviçre'ye gidenlerin, çocuklarının aşı tür ve tarihini içeren kayıt, defter ve karnelerini, düzenli olarak ilaç kullananların ise ilaç reçetelerini beraberlerinde getirmeleri uygun olacaktır.

Hastaneler

İsviçre'deki tüm hastaneler son derece düzenli ve çok iyi donatılmıştır. Bern’de tam teşekküllü olarak tanımlanabilecek en kapsamlı hastane konumundaki İnsel Üniversite Hastanesi oldukça donanımlı ve kaliteli çocuk kliniğinin yanı sıra genel cerrahi, kalp ve damar hastalıkları, enfeksiyonolji ve onkoloji gibi önemli hastalıklar için de öncelikle başvurulabilecek yapıdadır. Bern'de, özel hastanelerde çocuk acil kliniği bulunmamaktadır. Bu nedenle, acil çocuk hastalıklarında şehirdeki tek çocuk kliniğine gidilmekte, aciliyete bakılmak suretiyle, hastanın doktoru görebilmek için 1-2 saat beklemesi gerekebilmektedir. Kantonlara/semtlere göre, eczaneler hafta içinde değişen günlerde yarım gün kapalı olabilmektedir. Semtlere göre 09.00-22.00 saatleri arasında görev yapan nöbetçi eczanelerin bilgilerine 0900 98 99 00 numaralı telefondan ulaşılabilir. Ayrıca doktor muayenehanelerinde sık ihtiyaç duyulan ilaçlar hazır tutulmakta, muayenenin ardından hastalara gerekli ilaçlar teslim edilebilmektedir. Doktorlar ile dişçiler genellikle perşembe günü tam veya yarım gün çalışmamaktadırlar.

Acil Hattı: 112

Ambulans Hattı: 144

Tedavi ve Yatak Ücretleri

Tedavi ve yatak ücretleri son derece pahalıdır. Muayene ücretleri dakika/saat üzerinden hesaplanmakta; kısa ve rutin bir muayene ile basit bir kan tahlilinin maliyeti 200-500 İsviçre Frangı arasında değişebilmektedir. Oda yatak ücretleri ise 300- 1000 İsviçre Frangı civarındadır.

Sağlık Sigortası ve Primler

İsviçre'de sosyal güvenlik alanında yürütülen politikalardaki farklı sonuçlardan birisi de sosyal güvenlik ile sağlık sigortası hizmetlerinin birbirinden ayrı tutulmasıdır. Ülkenin sosyal güvenlik sistemi mevzuatına göre sosyal güvenlik hizmetleri, çalışma sonucu elde edilen gelir üzerinden ödenen primler yolu ile finanse edilmektedir.  

Sağlık sigortası ise çalışmaya ve aylık kazanca bağlı olmaksızın her vatandaşın zorunlu olarak yaptırması ve primini de kendisinin ödemesi üzerine kurulu bir sigorta sistemidir.  

Federal Zorunlu Sağlık Sigortası Yasası'na göre (KVG) "İsviçre'de ikamet eden ya da çalışan her birey için ikametin başlangıcının ardından 3 ay içerisinde ve doğumun ardından sağlık sigortası yapılması zorunludur. Özel sağlık sigorta şirketleri kanunla belirlenen sigorta koşullarını esas alarak bireyleri sigortalarlar. 

Devlet ve Kantonlar sosyal güvenlik sisteminin finansmanına değişik boyutlarda katkılarda bulunur. (kişilerin muhtaçlık durumuna göre prim bazında tamamına varan finansman ya da ekonomik açıdan zor durumda bulunan kişilerin sağlık sigortası prim ödemelerinin bir kısmının üstlenilmesi gibi).

Sosyal Güvenlikler:

a-Sosyal Sağlık Sigortası KV: 

Sigortalı: İsviçre’de ikamet eden her kişi sağlık sigortası yaptırmakla yükümlüdür.

Hak ediş durumu: Amaca uygun, etkin ve belirli tarifelere bağlanmış sağlık hizmetlerinden, raporlu gün tazminatlarından yararlanmak.

Hizmetler: Standart ve tüm sigortalılar için geçerli olan hizmetler ve ayrıca şahsi istek ve seçime bağlı ek sigorta hükümlerinden yararlanılması.

Talebin geçerli olması:  Özel Sağlık Sigortası kurumlarına başvurularak sigorta sözleşmesinin yapılması. 

Finansman/ Primler: Sigortalıların ödediği primler ve gider katkı payları.  

 b-Mesleki Kaza/hastalık Sigortası UV:

Sigortalı: İşçiler için zorunlu, serbest meslek sahipleri için ise isteğe bağlıdır.

Hak ediş durumu: Kaza ya da iş hastalıklarında

Hizmetler: Bakım, tedavi, masrafların karşılanması, parasal yardım ve önlem alıcı faaliyetler.

Talebin geçerli olması: İşverene zarar/mağduriyet bildiriminde bulunulması, işverenin bu hususu sigortaya bildirmesi.

Finansman/ Primler: İşveren ya da işçi tarafından üstlenilen primler.

Zorunlu özel sağlık sigortası yaptırıp primlerini ödeyen herkes Federal Sağlık Sigortası Yasası kapsamında öngörülen tüm imkanlardan yararlanır.  

 Sağlık hizmetlerinden ne şekilde yararlanılacağı özel sağlık sigortası firmaları ile imzalanan sözleşme ile belirlenir.  (Hastalık durumunda doktora gitmeden önce sigortaya danışarak prim maliyetini düşürmek, hastanelerde genel ya da özel oda seçimi, bir yıl içinde   meydana gelecek hastalık giderlerine hastanın katkı payının belirlenmesi gibi)

Ekonomik durumları nedeniyle muhtaçlık durumuna göre prim bazında tamamına varan finansman ya da ekonomik açıdan zor durumda bulunan kişilerin sağlık sigortası prim ödemelerinin bir kısmının üstlenilmesi uygulaması mevcuttur. 

Zorunlu sağlık sigortası primleri karşılığı özel sağlık sigortası kurumlarınca giderleri karşılanan durumlar şunlardır:

-Hastalık

-Kaza (eğer ayrı bir kaza sigortası yok ise)

-Doğum/analık

Ayrıca isteğe bağlı olarak standart tedavi ve bakım hizmetlerinin kapsamını arttıran ek sağlık sigortası, günlük hastalık/iş görememezlik ödeneği opsiyonları gibi isteğe bağlı münferit sigorta türleri de bulunmaktadır.

Zorunlu sigorta kapsamında yer almayan bazı alanlarda sadece o hususa yönelik isteğe bağlı ek sigorta yaptırmak mümkündür (Diş tedavisi, süre ile sınırlanan seyahat sağlık sigortası vb.) 

Ameliyat/hastane ya da sürekli kronik hastalık tedavileri gibi yüksek maliyetleri olan durumlar haricinde sigortalı, sağlık giderini hizmet aldığı doktora ya da kuruma şahsen öder ve yapmış olduğu ödemeyi sigorta şirketine tevsik ederek sigortadan söz konusu harcamasının bedelinin banka hesabına havale edilmesini talep eder.

Hastalara yazılan reçetelerdeki ilaç bedelleri sigortalının reçete ve sağlık sigortası kartını ibraz etmesi koşuluyla eczaneler tarafından doğrudan özel sağlık sigortasına fatura edilir.

Federal Sağlık Sigortası Yasası kapsamında sigorta şirketlerinin ödeyecekleri sağlık giderlerinin maliyetleri ve hangi giderlerin sigorta ve hangi giderlerin sigortalı tarafından şahsen ödenmesi gerektiğine ilişkin olarak Sağlık Bakanlığınca doktorlar birliği, hastaneler ve ecza odaları ve özel sigorta şirketleri ile koordineli olarak çeşitli mevzuat hükümleri ve sürekli güncellenen tarife listeleri oluşturulur

 TARMED olarak adlandırılan sistemde her sağlık işlemi, teşhis, tedavi, analiz, laboratuvar vb. gibi hizmetlerin bir puan karşılığı vardır. Yapılan işlemlerin puanları toplandığında çıkan puan bakanlıkça yukarıda anılan kurumların katılımı ile oluşturulan komisyonlar vasıtasıyla belirlenen emsal değeri ile çarpılarak nominal gider elde edilir. Uygulamaya göre sağlık giderini sigorta üzerinden değil şahsen karşılamak isteyenlere listedeki asgari emsal değer üzerinden, sigortaya doğrudan yapılan ödemelerde ise en üst emsal değeri üzerinden hesaplama yapılır.

Aynı şekilde sigortanın ödemesine tabi ilaç ve materyaller listesinde yer alan ilaç ve diğer tedavi malzemeleri de eczanelerden ücretsiz olarak temin edilir.

Sağlık sigortaları koruyucu hekimlik önlemleri kapsamında bireylerin spor, yüzme, masaj, doğal tedavi yöntemleri ve benzeri koruyucu terapilerin giderlerine kendilerinin belirledikleri oranlarda katkıda bulunabilirler.

Ekonomik güçlükler nedeniyle sağlık sigortası primlerini ödeyemeyenlere kantonlar tarafından prim indirimi desteği uygulanır ve ödenecek olan primin bir kısmını, kantonların yetkili kurumları üstlenir.

İsviçre İş Kazaları Sigortası Yasası'nın (UVG) yürütme ve uygulamaları İş Kazaları Sigortası Kurumu'nun (SUVA) sorumluluğu altındadır.

İş Kazaları Sigortası hükümlerine göre İsviçre'de çalışan her birey zorunlu olarak kaza ve meslek hastalıklarına karşı sigortalıdır.

Ayrıca aynı işletmede en az bir hafta içinde 8 saat çalışılmış olanlar meslek kazası olmayan kazalara karşı da sigortalı sayılırlar.

Sigortalılar zaman ve bedel sınırı olmaksızın meslek kazası veya hastalığı nedeniyle gereken tüm tıbbi tedavi imkanlarından ücretsiz olarak yararlanabilir.

İçme Suyu Temin Koşulları

İsviçre'de sular çok temizdir ve musluklardan akan su rahatlıkla içilebilmektedir. Ancak suda yüksek oranda bulunan kalker / kireç nedeniyle böbrek hastalarına tavsiye edilmemekte; bu kişilerin musluk suyunu filtreleyen cihazlar kullanmaları önerilmektedir. Bunun yanında, dünyaca bilinen firmaların ürettikleri içme suları da pet şişelerde marketlerde satılmaktadır.

İlaç Temin Koşulları

İsviçre'de reçetesiz satılan ilaçlar Türkiye'dekinden çok daha azdır. Örneğin antibiyotikler reçetesiz satılmamaktadır. Bu itibarla, sürekli alınan ilaçlara ilişkin reçetelerin ve mümkünse ilacın terkibini içeren prospektüslerin getirilmesinde fayda vardır. İsviçre'de özellikle ABD patentli Türk ilaçlarının tam muadillerinin saptanmasında kimi zaman güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Ayrıca, diğer ülkelerde satılan ilaçları sipariş yoluyla eczaneden alabilmek mümkündür.


18 Kasım 2024 Pazartesi

İsviçre - Atık Bertarafı





 Atıkların bertaraf edilmesinden belediyeler sorumludur. Bundan dolayı her belediyenin kendi kuralları vardır. Atıkların ayrıştırılmasına büyük önem verilir, bu nedenle de özel toplama noktaları vardır.


Atık Ayrıştırma / Recycling

Atık ayırma çevreyi korumaya yarar ve ekonomik tasarruf sağlar. Geri dönüşümü olan ya da çevreye zararlı atıklar için özel toplama yerleri veya belli toplama günleri (kağıt, pil, cam, karton, yeşil atıklar, alüminyum, metal, tekstil, yağ vb.) vardır. Bunlar, evsel atıklara dahil değildir. Her belediyenin kendine ait atık bertaraf etme planı (Entsorgungsplan ) ya da -kayıt olurken elde edilen- atık takvimi (Abfallkalender) vardır. Burada hangi atıkların ne zaman ve nerede bertaraf olması gerektiği yazılıdır. Bu atıkların yakılması veya onlar için belirlenmemiş yerlerde imha edilmesi yasaktır. Plastik şişeler (PET- Flaschen) ve diğer kutular hemen hemen tüm alışveriş yerlerinde ücretsiz olarak atılabilir.


Çöp Torbaları / Çöp Etiketleri

Geri dönüştürülemeyen atıklar (evsel atık) resmi ya da etiketli çöp torbalarıyla imha edilmek zorundadır. Çöp torbaları ya da etiketlerinin ücretlerine çöp harç gideri dahildir. Her belediyenin kendine ait çöp torbası ve etiketi vardır. Bunları; o belediyede bulunan alışveriş merkezleri, mağazalar ya da bizzat belediyelerden temin etmek mümkündür. Çöp torbalarını haftanın belirli günlerinde caddeye koymak (veya nadir durumlarda başka bir çöp toplama noktasına) gerekir. Diğer günlerde atık atmak yasaktır. Çok sayıda ailenin kaldığı büyük apartmanlarda özel atık konteynerleri bulunabilir. Bu konudaki sorularda komşular ya da belediye yardımcı olabilir.


Özel Atıklar

Özel atıklar (Sonderabfälle) çevreye zararlı ya da zehirli maddeler içerdiğinden ayrı bir şekilde bertaraf edilmek zorundadır. Bunlara; boyalar, kimyasallar, piller, elektronik eşyalar, enerji tasarruf lambaları ya da son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar da dahildir. Bunlar hiçbir şekilde ev çöpüne girmez. Çoğu zaman bu ürünler satın alındıkları yerlerde bertaraf edilebilir. Bu eşyaları üreten ve satanlar bu atıkları ücretsiz bir şekilde geri almakla yükümlüdür.

10 Kasım 2024 Pazar

İsviçre - Sağlık Sigortası


 İsviçre’de ikamet eden tüm kişiler bir sağlık ve bir kaza sigortasına sahip olmak zorundadır. Bu özel sigorta şirketleri kaza durumunda, hastalıkta ya da hamilelikte çıkan masrafları üstlenir. Bu iki sigorta da buraya yerleştikten sonra ki üç ay içerisinde yaptırılmak zorundadır.


Sağlık Sigortası (Temel Sigorta)

İsviçre'de ikamet eden herkes bir sağlık sigortası (Temel sigorta, Grundversicherung) bizzat kendisi yaptırmak zorundadir. Buraya yeni yerleşen göçmenlerin bu sigortayı yaptırmak için üç ay süresi vardır. Bu süre içerisinde hastanıldığı taktirde, masraflar geriye dönük karşılanır. Bu temel sigorta, çok sayıda sağlık sigorta şirketi (Krankenkassen) tarafından sunulur. Herkes sağlık sigortasını serbestçe seçebilir. Sağlık Sigortaları İsviçre'de ikamet eden her kişinin başvurusunu kabul etmek zorundadır. Sigortalı kişiler aylık bir prim öder. Bu primler sigortadan sigortaya ve sigorta modeline göre farklı miktarda olabilir, bundan dolayı sigortaları özellikleri bakımından karşılaştırmakta fayda vardır. Sağlık sigortası her kasım sonunda bir sonraki yıl değiştirilebilir. Temel sağlık sigortası sadece hastalık giderlerini değil, aynı zamanda hamilelikte ve doğu mda çıkan masrafları da karşılar. Sağlık sigortasının hangi hizmetleri sunduğu yasal olarak belirlenmiştir. Dikkat: Diş tedavisi ya da gözlük masrafları genelde kişilerin kendileri ve gönüllü olarak yapılan ek sigortalar tarafından ödenir.



Kaza Sigortası

Çalışanlar bir iş yerinde, haftada en az 8 saat çalıştıkları taktirde işveren tarafından otomatik olarak iş sırasında ya da bos zamanlarında karşılaşabileceği kazalara karşı sigortalanmıştır. Eğer kişi daha az saat çalışıyor ise boş zamanlarında olan kazalara karşı sigorta edilmez ve bir kaza sigortası yaptırmak kişinin kendi görevidir. Bu durum serbest meslekte çalışanlar ve diğer bütün çalışmayan kişiler için de geçerlidir. Çalışmayan kişiler sağlık sigortalarının bulunduğu şirkette, kazalara karşı sigorta yaptırmak zorundadır. Serbest çalışanlar, sağlık sigortasının bulunduğu şirketten başka bir sigorta şirketinde de bir kaza sigortası yaptırabilir. Sigortalı kişiler aylık bir prim öder. Çalışan kişilerin sigorta primleri ise doğrudan maaşından kesilir.



Temel Sigortayı Tamamlayıcı Ek Sigortalar

Gönüllü olarak, zorunlu temel sağlık sigortasını tamamlayan çeşitli ek sigortalar (Zusatzversicherungen) yaptırılabilir. Bu sigortalar, örneğin diş tedavisi gibi temel sağlık sigortasının karşılamadığı masrafları karşılar. Ek sigorta yaptırma imkanı, hemen hemen bütün sağlık sigorta şirketleri tarafından sunulur. Sigorta şirketleri bir kişiye sigorta yaptırıp yaptırmama konusunda kendileri karar verebilir ve belirli şartlar koşabilir.

3 Kasım 2024 Pazar

İsviçre - Dil



Yüksek Almanca / İsviçre Almancası

İsviçre'nin dört ulusal dili vardır: Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Romanşça. Basel-Landschaft kantonunda Almanca resmi dildir. Yüksek Almanca ve İsviçre Almancası vardır.

  • Standart Almanca (Standarddeutsch)
    Almanca konuşulan İsviçre'de insanlar Standart Almanca yazarlar. Ayrıca okulda ve bazen de radyo ve televizyonda Standart Almanca konuşurlar.
  • İsviçre Almancası (Schweizerdeutsch)
    İsviçre Almancası, Alman dilinin bir lehçesidir. İnsanlar günlük hayatta çoğunlukla İsviçre Almancası konuşurlar. Almancanız zaten iyi olsa bile İsviçre Almancasını anlamakta zorlanabilirsiniz. Bir şey anlamıyor musunuz? O zaman insanlardan sizinle standart Almanca konuşmalarını isteyebilirsiniz. İsviçre Almancasını kendiniz konuşmak zorunda değilsiniz. Ancak bir süre sonra anlamanız önemlidir.

29 Ekim 2024 Salı

İsviçre - Politik Sistem


 İsviçre'de politik güç üç kademeye ayrılmıştır: Federal Devlet, kantonlar (ülke birimleri) ve belediyeler. İsviçre vatandaşları oy kullanarak politik talepleri için karar verebilmektedir.


İsviçre Federal Devleti 1848 yılında kurulmuştur. Başkenti Bern'dir. İsviçre, ne etnik köken ne dil ne de din açısından bir birlik oluşturur. Burada farklı kültürler gönüllü olarak bir araya gelmiş olduğundan "halkın idaresiyle oluşan ulus" tan (Willensnation) söz etmek mümkündür. İsviçre uluslararası siyasette tarafsız bir ülkedir.


Kantonlar ve belediyeler geniş bir bağımsız alana sahip olduğundan İsviçre'de yönetim biçimi federalizmdir. 26 kanton ve iki binin üzerinde belediye devlet yapılarıyla tam olarak teşkilatlanmıştır. Basel-Landschaft Kantonu'nun kendi anayasası ve hükümeti, bir parlamentosu ve mahkemeleri vardır. Pek çok kamu hizmeti için kanton ve belediyeler sorumludur. Bundan dolayı örneğin okul sistemi kantondan kantona göre farklı düzenlenmiştir. Federal yasalar tüm İsviçre için geçerli olsa da kantonların sadece kanton sınırları içinde geçerli olan kendi yasaları vardır. Belediyeler de kendi kanunlarını çıkartabilir. Kanton, belediyeler ve federal hükümet görevini yerine getirebilmek için vatandaşlardan vergi tahsil eder.



Güçler Ayrılığı

İktidarın tek elde toplanmasını engellemek için devlet erki İsviçre'de ve kantonlarda birbirinden bağımsız üç kola bölünmüştür: Yasama (yasama gücü), yürütme (yasayı yürütme gücü), yargı ( yargı gücü). Basel-Landschaft kantonunda aşağıdaki resmi merciler, şu görevleri üstlenir:

  • Yasama: Bölge Meclisi (Landrat) (90 üye, her dört yılda bir halk oyuyla seçilir)
  • Yürütme: Hükümet (Regierungsrat) (5 üye, her dört yılda bir halk oyuyla seçilir)
  • Yargı: kanton düzeyinde çeşitli ve sivil mahkemeler. 

Aynı zamanda belediyeler de bir yasama gücüne (Belediye Meclisi ve Parlemento (Gemeindeversammlung, Parlement), bir yürütme gücüne (Belediye Konseyi veya Belediye Meclisi, Stadtrat, Gemeinderat) sahiptir. Federal düzeyde yasama erki iki meclisten olusur: Ulusal Meclis ve kantonal Konsey (National- und Ständerat). Ulusal Hükümet (7 üye) Federal Konsey (Bundesrat) olarak adlandırılır. Ulusal düzeyde de çeşitli mahkemeler vardır. En yüksek organ olan Federal Mahkemeye kanton mahkemelerinin kararları temyiz edilebilir.


Demokratik Haklar

İsviçre vatandaşları seçme ve seçilme hakkına sahiptir. Halk; belediye, kanton ve federal düzeyde siyasi organları seçme hakkına sahip olup seçimde de aday olabilir. Ayrıca vatandaşlar belediye, kanton ve federal düzeyde politik konular üzerine referandum yoluyla karar verebilir (doğrudan demokrasi). Vatandaşlar halk inisiyatifi ile kendi taleplerini de oylamaya sunabilir. Basel-Landschaft kantonunda yaşayan yabancıların seçme ve seçilme hakkı yoktur. Ancak, yabancılar politik taleplerini yetkililere dilekçelerle yöneltebilir. Yanısıra, ikamet yerinde komisyonlara sivil toplum kurumlarına veya derneklere katılma fırsatı genellikle vardır.


Temel Haklar

İsviçre'de en yüksek temel hukuki ilkeler, İsviçre Federal Anayasası’nda (Bundesverfassung) yazılıdır. Federal Anayasanın önemli bir parçası olan temel haklar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (EMRK) normlarına dayanır. Bu haklar, insani varoluşu (örneğin yaşam hakkı, acil durumlarda yardım hakkı) güvence altına alarak, bireyleri tek tek devlet gücüne ya da grupları çoğunluğa karşı korur. Bu haklar bireylerin köken, ırk , din, cinsiyet ya da cinsel yönelimlerinden dolayı ayrımcılığa uğramamasını güvence altına alır. Basel-Landschaft kantonunda ırk ayrımcılığına maruz kalanlar ücretsiz olarak destek ve danışmanlık hizmeti alır. İsviçre'de din, ifade ve basın özgürlüğü vardır.

13 Ekim 2024 Pazar

İSVİÇRE NASIL KURULDU

 


İsviçre dünya savaşlarının ortasında yer almasına rağmen bu savaşlarda takındığı tarafsız tutum Alplerin nefes kesen manzaraları ve vatandaşlarına sağladığı kaliteli yaşam standartlarıyla tanınıyor fakat bugünkü şeklini alana kadar Yüzyıllar boyunca Avrupa'nın büyük güçleriyle mücadele etmiş ve Aslında birçok Savaş görmüştü Evet


bugün İsviçre'nin nasıl kurulduğu hakkında bilgi vereceğiz, bunu Tam manasıyla anlamak için ise ilk olarak milattan önce 1nci yüzyıla gitmemiz gerekiyor milattan önce 1nci Yüzyıl dolaylarında bahsi geçen Bölgede keltler hüküm sürüyordu bugünkü İsviçre'nin bulunduğu coğrafya milattan önce 58 yılında Sezar tarafından ele geçirilerek Roma imparatorluğu'na bağlandı Batı Roma İmparatorluğu'nun 5 yüzyılda dağılmasının ardından ise burada çeşitli Germen kabileleri hüküm sürmeye başladı Bölge 9 yüzyılda şarman tarafından ele geçirildi ve 10 yüzyılda kutsal Roma imparatorluğuna bağlandı işte bugünkü isviçrenin temelleri de kutsal Roma İmparatorluğu hakimiyeti altında 13 yüzyıl

sonlarında 
atılacaktı 1291 yılında kutsal Roma İmparatorluğu bağlı Uri Schwyz ve Unterwalden adındaki üç Kanton bölgedeki istikrarsız ortam karşısında güçlü durabilmek için birbirleri arasında bir ittifak oluşturmaya karar verdiler Ağustos ayında imzalanan Bundesbrief adlı beyanname ile bu üç Kanton arasında federal bir yapı

kuruldu bu 
konfederasyonun kurulmasıyla birlikte bugünkü İsviçre'nin temelleri resmen atılmış oldu hızla büyüdü ve 15 yüzyıla gelindiğinde Lucerne, Schwyz ve Bern şehirleriyle gralus ve zug kantonları da kapsayacak şekilde genişledi konfederasyonun hızla büyüyerek bünyesine yeni Topraklar katması bölgede yeni bir güç istemeyen

 
Avusturya'nın çıkarlarıyla çakışı bu durum 14 yüzyılın ikin yarısından itibaren iki ülke arasında aralıklı olarak savaşlar çıkmasına sebep oldu 1386 yılında yapılan Sempach muharebesinde İsviçre Konfederasyonu Avusturya karşısında Galip geldi ve bundan 2 yıl sonra 1388 yılında yapılan nafel muharebesinde de İsviçre Savaşı

kazanan 
tarafı oldu bu zaferler sayesinde İsviçre Konfederasyonu bölgedeki kazanımlarını korudu ve Avusturya İsviçre konfederasyonunun bölgedeki varlığını kabul etmek zorunda kaldı 15 yüzyılın sonlarına gelindiğinde Fransa'dan bağımsızlığını kazanan burgonya 1nci Charles önderliğinde topraklarını hızla genişletmeye başlamıştı Charles'ın

amacı Fransa ile 
kutsal Roma İmparatorluğu arasında bağımsız bir güç olarak ortaya çıkmaktı ilk olarak ülkesinin dağınık topraklarını birleştirme amacıyla Alsas Loren bölgesini ele geçirmeye karar verdi ve Bu doğrultuda birçok sefer gerçekleştirdi Charles'ın bu yayılmacı politikası onun Avusturya ve Fransa başta olmak üzere bölgedeki

diğer 
güçlerle ilişkilerinin bozulmasına sebep olmuştu burgonya Yükselişi aynı zamanda bölgedeki güçlerden biri olan İsviçre için de bir tehdit oluşturuyordu İsviçre Charles'ın Loren bölgesindeki ilerleyişini durdurmak için 29 Ekim 1474 burgonya savaş ilan etti İsviçre ordusu Kasım 1474 yapılan Hericourt muharebesinde burgony ordusuna karşı küçük bir zafer elde etmeyi

başardı 22 Haziran 1476 yapılan Morat Savaşı ve 5 Ocak 1477 yapılan Nancy savaşlarında da isviçreliler burgony ordusunu yenilgiye uğratarak büyük bir başarıya imza attılar Charles Nancy Savaşı'nda hayatını kaybetti ve burgony toprakları Fransa ve Avusturya arasında paylaştırıldı bu savaşta İsviçreli askerlerin savaş boyunca


 
gösterdiği performans İsviçre'nin itibarını oldukça güçlendirmiş daha öncesinde Avusturya'ya karşı gücünü kanıtlayan İsviçre burgonya gibi büyük bir gücü mağlup etmesinin ardından kutsal Roma İmparatorluğu ile olan Bağlarını giderek kopardı artık imparatorlukla

İsviçre arasındaki ilişki 
formalite haline gelmişti Aslında İsviçre'nin imparatorluk ile olan Bağları uzun bir zamandır zayıftı Konfederasyon kendisini koruyabilecek güce sahipti ve bu yüzden imparatorluğun korunmasına ihtiyaç duymuyordu fakat tüm bunlara rağmen İsviçre İmparatorun otoritesini tanımaya Ve kutsal Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olmaya devam etti 1488 yılında kutsal

Roma imparatoru 
Frederick İsviçre'nin kuzeyindeki 22 imparatorluk şehrini birleştirerek Svabya Birliği adı verilen bir birlik kurdu Frederick İsviçre Konfederasyonu dan da Svabya Birliği'ne

katılmalarını 
istedi Böylece İsviçre'nin Özerk yapısını kırarak otoritesini sağlamlaştırmak birliği' katılarak uzun savaşlar sonucu

elde ettikleri 
kazanımları kaybetmek istemiyorlardı Bu yüzden bu birliğe katılmayı reddettiler İsviçre'nin bu kararı İmparatorun otoritesini zedeledi ve bu durum iki taraf arasındaki ilişkilerin gerilmesine sebep oldu 1495 yılına gelindiğinde yeni İmparator 1

Maximillan imparatorluk 
genelinde uygulanacak yeni bir vergi reformu yürürlüğe koymaya karar verdi Gemeine Pfenning olarak adlandırılan bu vergi kutsal Roma İmparatorluğu'nu Fransa ve Osmanlı İmparatorluğu gibi dış tehditlere karşı koruyacak orduların maliyetlerinin karşılanmasını sağlayacaktı Ayrıca maximillan imparatorluk

içerisindeki tüm hukuki anlaşmazlıkları ele alması ve imparatorluğun içerisindeki devletler arasında adalet ve barışı sağlaması için yüksek bir mahkeme kurulmasına karar verdi bu kararların İkisi de 1495 yılında worms Eyaletinde kabul edildi İsviçre Konfederasyonu zaten iyi bir askeri sistemi olduğu için yeni vergi reformunu gereksiz buluyordu Bunun yanı sıra Yeni kurulan Yüksek Mahkeme

İsviçre'nin kendi hukuk sistemiyle doğrudan çatışıyor Bu yüzden bu reform da konfederasyonun işine gelmiyordu İsviçre imparatorlukla olan Bağlarını zayıflatmaya çalışırken İmparatorun otoritesini arttırmaya yönelik bu kararları kabul edilemezdi Bu sebeple bu kararların İkisi de İsviçre Konfederasyonu tarafından reddedildi Worms Eyaletinde alınan kararları reddeden tek ülke İsviçre'de değildi Ancak Maximilan İsviçre'ye bu kararları kabul ettirebilir imparatorlukta ki diğer devletlere de aynı şekilde kabul ettirebilecek düşünüyordu Bu doğrultuda Hem bu kararları kabul

ettirebilmek hem de imparatorluktaki otoritesini kanıtlamak adına İsviçre Konfederasyonu ile savaşmak için hazırlıklara başladı ilk olarak Yeni kurulan imparatorluk yüksek mahkemesinde Rotwein ve Schaffhausen topraklarının İsviçre'ye ait olmadığı ve bu yüzden İsviçre'nin bu topraklardan feragat etmesi gerektiğini belirten bir karar çıkarttı ancak İsviçre Konfederasyonu bu kararı reddetti bu hareket İsviçre'nin doğrudan doğruya İmparatorun otoritesini yok saydığı anlamına geliyordu Ve bu durum iki taraf arasında yapılacak olan Savaşı kaçınılmaz hale getirmişti Savaş 1499 yılının Ocak  ayında başlayıp Eylül ayına kadar devam etti bu tarihler boyunca yapılan muharebelerin çoğunda İsviçre ordusu birleşik Avusturya Svabya Birliği orduları karşısında Üstün geldi Eylül ayına gelindiğinde kaynakları iyice tükenen Avusturya Barış imzalamak zorunda kaldı 22 Eylül 1499 da Basel'de imzalanan barış anlaşması ile birlikte Savaş resmen sona erdi Basel barışında İmparator Maximillan İsviçre Konfederasyonu üzerinde yeni vergi uygulamaları ve yeni mahkemeler kurma yetkilerinden feragat etti bu olay Bir nevi İsviçre konfederasyonunun kutsal Roma imparatorluğundan bağımsızlığını kazandığı anlamına geliyordu bu savaş imparatorluk üyelerinin olan sadakatini sona erdiren bir felaket olmasa da Maximillan imparatorluk genelindeki otoritesini oldukça zayıflatmıştır İsviçre'nin yeni statüsü Aslında İsviçre için çok fazla şeyin değiştiği anlamına gelmiyordu Çünkü İsviçre zaten uzun bir süredir imparatorluk içi politikalara ilgi göstermiyor ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyordu Ancak bu savaş ve ardından imzalanan Bazel Anlaşması isviçre'yi kendi çıkarlarını koruma ve bağımsız hareket etme konusunda resmi olarak Özgür kılmıştı Bu olaydan 2 yıl sonra 1501 yılında İsviçre konfederasyonuna katılmanın çıkarın ne olduğunu düşünen Basel ve schaffhausen adlı iki Kanton daha konfederasyona katıldı Böylece İsviçre zaferin yeni toprak kazanımlarıyla taçlandırmak ve Fransa arasında çıkankutsal ittifak savaşına papalık tarafında katıldı 14 Eylül'de gerçekleşen Marignano muharebesinde İçre orduları birleşik Fransa ve Venedik orduları karşısında mağlup oldu Böylece daha öncesinde katıldığı savaşları istikrarlı bir şekilde kazanan İsviçre Konfederasyonu büyük bir yenilgi almış oluyordu bu yenilgiye rağmen Konfederasyon dağılmaya bütünlüğünü korudu ancak yakın zamanda ortaya çıkacak olan Reform Hareketi İsviçre konfederasyonunun birliğini derinden sarsacak 16 yüzyıl Avrupa'sında Martin Luther ve Jean Calvin gibi reformcuların önderliğinde ortaya çıkan reform hareketinin etkilerini en derinden hisseden ülkelerden biri de İsviçre Konfederasyonu olmuştu bazı kantonlar Katolik mezhebini terk ederek reformist harekete katıldılar mezhepsel farklılıklar İsviçre kantonları birbiriyle karşı karşıya getirdi ve bu durum Kapel savaşları ve Villmergen savaşları olarak adlandırılan savaşların çıkmasına sebep oldu bu savaşların sonuncusu olan tobur Muharebesi 1712 yılının yazında yapıldı muharebenin kazananları protestanlar oldu ve 11 Ağustos 1712 imzalanan AArau Anlaşması ile her kantona kendi mezhebini seçme hakkı verildi Böylece uzun yıllar süren savaşların ardından kantonlar arasındaki barış sağlanmış oldu 1798 yılında Napolyon isviçre'yi işgal etti Fransız yönetimi altında eski İsviçre Konfederasyonu dağıtıldı ve Helvetia Cumhuriyeti adında bir uydu devlet kuruldu Fransız hakimiyeti Napolyon'un 1815 yılında yapılan waterloo muharebesini kaybetmesinin ardından son buldu Aynı yıl yapılan Viyana kongresinde İsviçre konfederasyonunun yeniden kurulması kararı alındı Ayrıca Valais Neuchatel ve cenevre'de İsviçre konfederasyonuna dahil edildi Fransa'nın işgalinden kurtulduktan sonra İsviçre Konfederasyonu bir iç savaş riskiyle karşı karşıya kaldı bağımsızlığın yeniden kazanılmasının ardından Katolik kantonlar eski federe yapıyı korumak istiyorlardı Protestan kantonlar daha birleşik bir devlet yapısı oluşturulmasını arzuluyorlardı 1845 yılında Katolik kantonlar Sonderbund ittifakı adı altında yeni bir ittifak oluşturmaya karar verdiler Bu karar Katolik ve Protestan kantonlar arasında bir iç savaşın çıkmasına sebep oldu Sonderbund Savaşı olarak adlandırılan bu savaşın kazananı protestanlar oldu savaşın ardından sonder buun ittifakı lağvedildi ve 1848 yılında Yeni bir resmi anayasayla daha birleşik bir federal yapı kuruldu Aslında Napoleon önce İsviçre'nin daha birleşik bir yapıya bürünmesine dair bir istek yoktu ve kantonlar eski konfederasyonun yapısından memnundu O dönemlerde asıl Hedef kutsal Roma imparatorluğundan tam bağımsızlık kazanmaktı 1798 yılında Napolyon'un isviçre'yi işgalinin ardından kurulan Merkezi Yapı Protestan kantonlar tarafından büyük ölçüde benimsendi Viyana Kongresi ile birlikte eski Konfederasyon yeniden kurulmuş ancak Merkezi bir yapıyı savunan kantonlar bu karardan memnun kalmamış lardı kantonlar arasındaki bu anlaşmazlık 1847 yılında yapılan Sonderbund Savaşı'nın ardından federal anayasanın kabul edilmesiyle birlikte son buldu ve İsviçre günümüzdeki şeklini aldı bu savaş İsviçre'nin yaşadığı son savaştı bu savaştan sonra İsviçre Birinci  ve ikinci Dünya Savaşı da dahil olmak üzere herhangi bir savaşa katılmadı bugün İsviçre dört resmi dilin kullanıldığı birleşik bir ulustur bu dillerin oranları yaklaşık olarak % 64 Almanca % 22 Fransızca %11 İtalyanca ve % 0,05 romansça geri kalan diller ise çeşitli ülkelerden gelen göçmenler tarafından konuşulmaktadır bugünkü İsviçre'nin kuruluşunu kısaca kutsal Roma İmparatorluğu hakimiyeti altında sancılı bir genişleme dönemi Napolyon yönetiminde merkeziyle Viyana Kongresi ile eski Konfederasyon yapısının yeniden kurulması yaşanan iç savaş ve savaşın ardından günümüzdeki modern konfederasyonun kurulması olarak özetleyebiliriz.