5 Kasım 2023 Pazar

General HEINZ GUDERIAN - Tank Taktikleri -


Tanklar Birinci Dünya Savaşı sırasında muharebe alanlarında görülmeye başlanmıştı.


Birinci Dünya Savaşı'nda tankların kullanım amacı siperler arasında sıkışan çatışmalar sonucu duran ilerlemeyi piyadeyi tehlikeye atmadan açmak üzerineydi. 


Almanya'nın silah üretimi yasaklanmıştı. Fakat Almanlar gizli şekilde çalışmalarına devam ediyordu. Bu çalışmalar meyvesini 1933 yılında Hitler iktidara geldikten sonra vermeye başlamıştı ve Almanya hızlı şekilde tank üretmeye başladı. Tabii ki sadece Almanya değil, birçok ülke tank üretimi yapıyordu. Ama bu ülkelerin zırhlı araçları olan yaklaşımı hala Birinci Dünya Savaşı'ndaki kullanım şekliydi. Yani piyadeye destek olması


Fakat Almanya'da bir subay zırhlı araçların potansiyelini görmüş ve piyade zırhlı araçlar hatta hava kuvvetlerinin birlikte hareket edeceği taktikler geliştirmişti. Bu subay da HEINZ GUDERIAN'da olarak isimlendirilen bu savaş tarzı İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların hızlı ilerlemesindeki en önemli etkendi. Klasik taktiklerin yerine artık gelişmeye başlayan teknolojiyle yeni taktikleri muharebe alanına taşıyan ve savaş alanındaki başarıları kadar Hitler'e karşı gelmesi de çok konuşulanı HEINZ GUDERIAN 1888 bağlı Kulm şehrinde doğdu ve askeri geleneğe sahip bir ailesi vardı. Guderria'nın babası Frederich Guderian Prusya ordusunda subaydı ve büyük birleşimden sonra Alman ordusunda albaylığa kadar yükselmişti


Guderyan'da askeri eğitim almak için Berlin'de bulunan ve sadece seçkin ailelerin


çocuklarının alındığı askeri okuluna kabul edildi. Askeri okulda hırslı ve kararlı bir öğrenci olarak görülen Guderyan aynı zamanda
liderlik becerileri kısa ve öz konuşma becerisiyle dikkatleri çekmekteydi. Özellikle karışık askeri taktikleri anlaşılır şekilde aktarması en önemli özellikleri arasındaydı. 1907 yılında mezun olan Guderia, 19  yaşında Teğmen rütbesiyle orduya adımını atmıştı. Hans Guderia'nın babası da orduda hem sevilen aynı zamanda çok da korkulan sert bir subaydı. Bu deryanın babasından askerlik hakkında çok şey öğreniyordu ama babası kesinlikle oğluna ayrıcalık sağlanmasını isteyecek bir yapıya sahip değildi


1909 yılında Guderian Kostar şehrinde görevlendirildi ve burada hayat arkadaşı olacak Gretel ile tanışmıştı. Gretel ileride kocası olacak en büyük destekçisiydi


Hatta askeri kitaplara gömüldüğünde bundan şikayet etmeyen, aksine devamlı olarak daha başarılı olması için destekleyen bir kişiydi. Ama Gudevya'nın sıkıntılı bir durumu vardı. Çabuk sinirlenen bir yapıya sahipti ve sık sık öfke nöbetlerine giriyordu



Bu durum hem alt rütbelilere karşı hem de üslerine karşı yaşanmaktaydı. Ve daha teğmen rütbesindeyken birçok disiplin cezası almıştı. Birçoğunun siciline işlenmesi gerekirken iyi bir asker olduğu için basit cezalar verilmişti


1912 yılına gelindiğinde HEINZ GUDERIAN teknik eğitiminin geliştirilmesi için üçüncü telgraf taburuna transfer edildi. Burada yeni geliştirilen radyo, sinyal cihazları konusunda uzmanlaşmaya başlamıştı


Hains Guderyan'da savaş alanında haberleşmenin en önemli konulardan biri olduğunu düşünen subaylardan biriydi. Ve İkinci Dünya Savaşı'nda bu bilgileri Alman ordusuna çok önemli kazançlar sağlayacaktı. Ama çalışmaları sadece bununla kalmıyordu. Fransızca ve İngilizce, askeri taktik Ders kitaplarını devamlı olarak okuyor ve kendine göre taktikler geliştirmeye çalışıyordu. Bu çalışmaların da üstlerine sunmaktaydı. Üstleri Guderya'nın liderlik yeteneğine sahip olduğunu, çalışkanlığını, kendini devam geliştirmeye çabaladığını gördüklerinden Guderian'ı sadece 168 subayın katıldığı Almanya'nın en önemli subay eğitim merkezi olan Berlin'deki akademiye üç yıllık bir eğitim alması için yolladılar


akademide yapılan saha tatbikatlarında birliğinin hep programın önünde olmasından dolayı yani hızlı deniyordu. Fakat kendisini hızlı olarak görse de bu ismi pek sevmemişti. Çünkü gereksiz risk alma olarak algılanmaktaydı. Fakat Guderia'nın örnek aldığı bir lider vardı. Bu lider de bir dönem Osmanlı Devleti ordusunda görev almış ünlü Alman mareşali hem mutfon mareşal montkenin önemli bir askeri felsefe V


ardı. Bu da önce hesapla sonra risk aldı. Gereksiz risk alan bir komutan olarak değil iyi taktikler ile dik kalan bir komutan olarak görülmek istiyordu. Çalışmalarını daha ileri götürmeye çalışırken Birinci Dünya Savaşı patlak verdi. Guderian Birinci Dünya Savaşı'nda henüz kurmay bir subay değildi ve bu büyük savaşta asıl eğitimini aldığı kablosuz telsiz ekibinde yer alacaktı. Guderian 1914 yılının Kasım ayında Üsteğmen ve bir yıl sonra ise yüzbaşı olmuştu. Birinci Dünya Savaşı'nda aktif olarak çatışmalara girmese de cephede olup bitenler hakkında bilgi sahibi oluyordu. Ve dikkatlice gözlemliyordu. Özellikle Man ve Muharebeleri'nde yaşanan kanlı çatışmalardaki Piyade zahiyatları çok etkilemişti. Ayrıca sonuç almakta çok zorluk çekilen, kilitlenen siper çatışmalarında hızlı bir netice getirecek yollar düşünmeye o dönemde başlamıştı


HEINZ GUDERIAN Birinci Dünya Savaşı'nda herhangi bir bir birliğe komuta etme şansı bulamamıştı. Fakat telsiz istasyonunun saldırıya uğradığı durumlarda birkaç küçük çatışmaya girmişti. Ve ikinci sınıf Demirhaç ile birinci sınıf Demirhaç madalyaları kazanmıştı


1918 yılının başlarında cepheden çekilerek ileri düzey subay eğitimi verilen bir programa yollandı ve taktiksel sorunları çözme yeteneği göze çarpmıştı. Böylece Halis Gudeian Kurmay subay üstüne kavuşmuştu. Gençlik yıllarına baktığınızda çok ön planda olan bir subay olmadığını özellikle Birinci Dünya Savaşı'nda Erwin Romel gibi birçok Alman genelinin aksine basit bir görevde bulunması dikkat çekmektedir


Fakat Birinci Dünya Savaşı'nda görev aldığı telsiz iletişimi görevi savaş alanlarındaki iletişimin çok çok önemli olduğunu göstermiştir. Özellikle piyade ve topçu bildiklerinin koordinasyonunun nasıl başarılar getirdiğinin en canlı şahidi Heins Guderyan olmuştu


Birinci Dünya Savaşı'nda Almanların en önemli birliklerinden biri de yani şok ya da fırtına birlikleri denen birliklerdi. Bu birlikler düşman siperlerinin zayıflıklarından yararlanıp hızlıca düşman komuta merkezini ele geçiren ya da yok eden birliklerdi


Guderian bu birliklerin saldırı taktiklerini incelediğinde kafasında şimşekler çakmaya başlamıştı. Bu taktikleri dikkatlice inceleyen Guderya savaş alanlarında yeni yeni görülmeye başlayan tanklar ile bu taktikleri harmanlayabileceğini düşüncesinin üzerinde durduğu taktiklerde motorize birlikler ile piyadenin tam bir koordinasyon içinde olması gerekiyordu. Bunu birçok Alman komutan anlamıyordu. Çünkü kablosuz, telsizle yeni bir teknolojiydi

 

Hızla ilerleyen araçlarda telsiz iletişimi nasıl sağlanacak? Ama GUDERIAN en uzman olduğu konulardan biri de buydu. GUDERIAN bu taktiklerini anlatırken 15.000 piyadenin bulunduğu bir tümenin yaptığı iş ile 25-30  tank ile harmanlanmış tümenlerin yaptığı işin aynı olacağını savunmaktaydı. Etkili çalışmalar yapsa da bu çalışmalar askeri taktiklerde bir devrim gibiydi ve hemen uygulamaya geçebilecek taktikler değildi. Çalışmalarını sürdürürken Birinci Dünya Savaşı sona erdi ve


Almanya'ya yenilgiyi kabul ederek teslim oldu. Alman ordusu 100.000 kişiyle sınırlandırılarak tank ve uçak üretimi yasaklandı. Birçok Alman subay bu karar ile ordudan uzaklaştırılmıştı ama GUDERIAN gelecek vadeden subaylardan biri 100.000 kişilik ordusunda görevine devam edecekti. Ordusunda taktik ve askeri tarih dersleri verdiği bir görevi vardı. Ama GUDERIAN motorize zırhlı birliklerin kullanıldığı üzerinde çalışmaya devam ediyordu. Özellikle İngiliz subaylarının zırhlı birlikler üzerine yazdıkları makaleleri dikkatle takip etmekteydi. GUDERIAN 1927  yılına gelindiğinde ise binbaşı rütbesi aldı ve motorlu taşıma birimlerinin başına getirildi


Bu birlikler silahsız nakliye birimleriydi. GUDERIAN bir nakliye birimine komuta etmesine rağmen elindeki kamyonları ya da motorlu araçları tanklar gibi kullanıp taktiklerini deneyimliyordu ve başka subaylara aktarıyordu. Fakat bunun sorun yaratacağını düşünenler bu çalışmalarını yasaklamışlardı. Almanya'nın tank üretimi yasaklama. Diğer ülkeler Birinci Dünya Savaşı'nda kullanılan ağır hantal tankların yerine saha hareketli tanklar üretmeye başlamışlardı


1929 yılında GUDERIAN görevlendirildiği bir askeri gezide İsveç'te bulunan ve sonrasında ise Sovyetler Birliği'nde bulunan tank taburlarını ziyaret etmişti. Özellikle Sovyetler Birliği'nde tank subayları ile bilgi alışverişinde bulunmuş


Baymar Cumhuriyeti'yle Sovyetler Birliği'nin gizli şekilde ortaklaşa geliştirdikleri tankları görmüştü. Cumhuriyet tank üretiminde yasağı delecek bir yol bularak traktör üretimi yapar gibi görünerek Aslında tank üretimi yapmaya başlamıştı. Bu konuya tank üretimi yasak olan Almanya 1933 yılına gelindiğinde Hainsoderyan albaylığa yükselmişti ve Almanya'da iktidara nasyonel sosyalist Alman İşçi Partisi gelmişti. Şansölye Adolf Hitler yönetimindeki parti anlaşmasını tanımadığını açıklayarak askeri üretime hız veriyordu


bu dönemde taktik çalışmalarına devam ederken ilk üretilen panzerler üzerindeki teknik problemlerin çözülmesine de yardımcı olmaktaydı. Hitler, Birinci Dünya Savaşı'na katılmıştı ama hiç tank görmemişti. 


1934  yılının başında Guderia'nın organizesinde gerçekleştirilen gösteride panzer taktikleri Hitler'e aktarılmıştı. Hitler gösteri sonunda işte ihtiyacım olan bu dedi. Bu tamamen yeni bir savaş gücü Birinci Dünya Savaşı'nda Hitler'in gördüğü düzeni çok rahat şekilde yenebilirdi. O dönem Almanya'da hızlıca üç adet panzer tümeni kuruldu ve ikinci panzer tümeni komutanlığına getirildi


Tabii GUDERIAN bir tümenin başına atandığı için iki rütbe birden atlayarak tümgeneral oldu. Sonrasında Panzer tümenlerinin büyümeye başlamasıyla da on altıncı kolordu komutanlığına getirilerek korgeneralliğe terfi etti. Birlikleri ilk sınavını 1938 yılında Avusturya'nın topraklarının Almanya'ya bağlanmasını sağlayan Antlus'ta verecekti. Birlik hiç silah ateşlemese de oldukça düzenli görüntüsü güven vermişti. Sonrasında ise Çekoslovakya'nın bölgesinde de GUDERIAN birliği ön planda birlikler silah kullanmasalar da düzenli ilerlemeleri ve birliklere çok hakim olmasından Hitler oldukça etkilenmişti. Artık GUDERIAN Snalen Trump yani hızlı birlikler olarak isimlendirilen bütün mekanize unsurlarını kapsayan bölümün başkomutanlığına getirilmişti. Artık bütün motorlu araç birliklerinin eğitiminden taktik ve tekniklerinden sorumluydu


Aslında çok hoşlanmadığı, hızlı lakabı tekrar kullanılmaya başlanmıştı. Artık taktiklerini, en alt birimlere kadar benimsetmeye başlıyordu. 1939  yılının başlarında Britanyalılar, Sovyetler ve Fransızlar tankları Piyadeye destek veren araçlar olarak görmekteydiler. Fakat Alman ordusunda tanklar artık ana savaş araçlarıydı ve birlikte hareket etmeleri önemliydi. Fakat diğer ülkelerde üretilen tanklar birlikte kullanılmıyor. Piyade birliklerine dağıtılıyorlardı


En önem verdiği konulardan biri de ikmaldi. Kamyonlar ve yarı paletli araçlar tank birliklerini yakından takip ederek destek sağlayacaktı. Böylece tanklar durup ikmal beklemek zorunda kalmayacaklar


uçaklar da tankları ve piyadeyi devamlı olarak destekleyecekti. Ayrıca GUDERIAN muhakkak bütün birlikler arasında çok iyi telsiz bağlantılarının olmasını istiyordu. GUDERIAN Alman panzer birliklerinde görev yapan Bu mantığı iyi anlaması için yani dikkat tank kitabını yazmıştı. Birçok arkadaşımız Panzerlerin gelişimini anlamak için bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor ama GUDERIAN kitabın ön sözünde özellikle şunu belirt


Bu kitap panzerlerin gelişimi hakkında bilgi vermek için değildir. Sadece muharebe alanlarında kullanılmasıyla ilgili fikir verecek ölçüde yer verilmiştir. 


Motorize birliklerin başına getirildiğini biraz önce belirtmiştik.


Fakat bu görev masabaşı işiydi. Polonya saldırısında aktif olarak yer alan Hitler, GUDERIAN 19 cu kolordu komutanlığına atamıştı. Bu kolordu bir panzer tümeni ve iki motorlu piyade tümenini içermekteydi


GUDERIAN motorize birlikleri artık tatbikatlar, boş yollarda rahatça ilerlemeler, ateş edilmeden ülke işgalleri değil, gerçek bir savaş ile yüz yüze kalacaktı. GUDERIAN birlikleri, Polonya'nın kuzeyinden ilerleyen birliklerdi ve çok başarılı olmuşlardı


özellikle GUDERIAN özel dizayn edilmiş aracında her türlü iletişim araçlarına sahiptir ve bütün birlikler ile temasa geçebiliyordu. Polonya Zaferi'ndeki başarısından dolayı şövalye Demirhaç madalyası ile ödüllendirilmişti


Polonya işgalinden sonra GUDERIAN bu işgalin muharebe raporlarını titizlikle incelemeye başlamıştı. Çünkü sıradaki hedef Fransa'ydı ve Fransa işgali Polonya işgalinden daha organize bir plan gerektiriyordu


Işte GUDERIAN ile Hitler daha Fransa saldırısı başlamadan küçük tartışmalara girmeye başlamıştı. GUDERIAN özellikle tank kayıplarının fazla olduğu bildikleri incelediğinde hava desteğinde sıkıntılar yaşanmış olduğunu gördü


Bunu Hitler'e aktardığında ise Erman Görik bunu kesinlikle kabul etmemişti. Hatta görüntüye göre zafer mutfağı F'ye aitti. Küçük detaylar ile ilgileniyordu. Fakat hem Hitler hem de Goring olayın geneline bakmaktaydı. Fransa Işgali planları hazırlanırken Erikstein ve Hiis Guderad Birinci Dünya Savaşı'ndaki planı geliştirip Hitler'e sunmuşlardı. 


Israrla birliğinin nankörk kadar ilerlemesi gerektiğini savunuyordu ama Genelkurmay emri tekrarlamıştı. Öfke nöbetleri tutmuştu ve üstleriyle rütbesini aşacak şekilde tartışmalara girmişti. Hitler, GUDERIAN bilgisine çok güveniyordu ama emirleri dinlemeyen başına buyruk hareketleri yüzünden ve kendisine yakın generallerin de doldurmasıyla GUDERIAN hoşlanmamaya başlamıştı. Fransa işgalinde katkısı olan birçok general mareşalliğe terfi ederken GUDERIAN terfiye alamamıştı. 


1941  yılının Haziran ayında ise Almanların Sovyetler Birliği işgali planı olan Barbaros'la operasyonu başladı. Almanların hızlı ilerleyişinde GUDERIAN yine başroldeydi ve birlikleri Moskova'nın 100 kilometre yakınına kadar gelmişti. Bu süreçte meşe yapraklı şövalye ödüllendirildi. GUDERIAN ısrarla Moskova'nın alınmasını savunuyordu. Fakat Hitler ordunun stalingrad'a çark etmesini istedi


bu emre de karşı gelerek ilerlemek istemişti fakat kanatlarındaki birlikler destek vermeyince ilerlemeyi durdurmuştu. Hitler'in Stalingrad emriyle GUDERIAN ve Hitler çok sert tartışmalara girmişlerdi. Hatta GUDERIAN karısına yazdığı mektupta herkesin Hitler'den korktuğunu, korkudan doğruları savunamadıklarını yazmıştı. Hitler'de GUDERIAN görevine son vererek GUDERIAN emekli olmaya zorladı. Fakat işler Hitler'in beklediği gibi gitmemişti ve müttefikler de artık saldırılarına alışmış ve bu saldırıları durduracak savunma düzenlerini oluşturmaya başlamışlardı. 1943 yılına gelindiğinde ise Hitler tükürdüğünü yalayarak tekrar göreve çağırdı ve bütün panzer birliklerinden sorumlu genel müfettişlik görevini verdi. Dağılmaya başlayan panzer birliklerini tekrar hızlı bir şekilde eski gücüne kavuşturmaya çalışacaktı. Ama bir sorun vardı. Almanya eskisi kadar panzer üretimi yapamıyordu. GUDERIAN göreve gelir gelmez Hitler'le olan tartışmaları yine başlamıştı. Özellikle Kursk Muharebesi'ne karşı çıkmaktaydı. Almanya'nın elindeki bütün zırhlı gücü bir noktaya yığmak savaşı kaybettirebilirdi


Kurs savaşı kaybedildikten sonra GUDERIAN bu sefer de panzer üretimiyle ilgili Hitler'le tartışmalara başlamıştı. Hitler daha büyük etkili tanklar isterken GUDERIAN ise daha az ham madde harcanan işlevsel tanklar gerekliliğini savunuyordu. 1944 yılında GUDERIAN tekrar görevden el çektirildi. 1944  yılında bir grup subay, birçoğumuzun bildiği üzere Hitler'e bir suikast düzenleyip yönetimi ele geçirmek istiyordu. Stanfonberg suikasti olarak bildiğimiz planlama


Hitler'le devamlı anlaşmazlığa düşen, hatta Hitler'in iki kez görevden aldığı bir generalin kendilerine yardımcı olacaklarını düşünen planlamacılar GUDERIAN ile temasa geçmişlerdi. Fakat GUDERIAN Bu gruba katılmayı kesin bir şekilde reddetmişti. Ama grubu da ele vermemişti. Zaten kurulan temas çok küçük bir iletişimdi. Tabiri caizse nabız yoklama gibiydi. Suikast girişiminden sonra Hitler Ordu'da büyük bir tasfiye yapmıştı. Ve yüzüne gülen ama Arkasından iş çevirenleri gördüğünden diğerini anlamıştı. Hitler bu sefer de ordu kurmay başkanı yapmıştı. 


Savaşı kazanmanın imkansıza yakın olduğunu biliyordu ve savaşı uzatmak için çabalayacaktı. Zaten Hitler'in isteği de bu yöndeydi. 1945 yılının Mart ayında ise tüm Alman orduları neredeyse bitik haldeydi ve Sovyet kuvvetleri Berlin kapılarına dayanmıştı


üst komuta ile Hitler arasında yapılan bir toplantıda GUDERIAN Hitler'in anlamsız emirlerinden artık bıktığından yüksek bir ses tonuyla Hitler'e karşı çıkan sözler sarf etmişti. Bunun üzerine Hitler derhal Buderia'nın Berlin'den gönderilmesini emretti


Hitler GUDERIAN aşağılayacağını düşünmüştü ama aslında bu GUDERIAN verilen bir hediyeydi. GUDERIAN rahatsızlıkları bulunduğunda Münih'teki bir hastanede tedaviye başlamış


10 Mayıs 1945  günü Amerikan güçleri hastaneye geldi ve GUDERIAN Amerikalılara teslim oldu. Savaş suçları mahkemesinde yargılanacaktı. Sovyetler Birliği idamı için birçok savaş suçunu GUDERIAN yüklemeye çalışmışlardı. Ama batılı müttefikler

buna karşı çıktı. Hatta GUDERIAN General Grey ve General Leep ile birlikte aynı hücrede tutuluyor ve hücre devamlı olarak gizli şekilde dinleniyordu. GUDERIAN sadece partiyi öven birkaç kelime dışında hiçbir şey Ve bu sözler zaten suçlama yapmaya yetecek sözler değildi. Mahkeme sonunda serbest bırakılan GUDERIAN, Batı Alman ordusunda görevler almaya başladı. Bir askerin anıları kitabını yayınladı ve 14  Mayıs 1954  tarihinde öldü. Savaş suçlusu muydu diye araştırma yaptığımızda partiye üye olmadığınızı zaten çok bariz şekilde biliyoruz. Ayrıca SS'i sevmediği, ordu içindeki yazışmalarında bolca SS'ten şikayet etmesinden de anlıyoruz


Ayrıca eşine yazdığı mektuplarda cephede yaşanan vahşetten bahsettiği de görülüyor. Ama bunlara sert bir şekilde karşı çıkmadı. Sadece genel kurmaya şikayet ettiği yazılar görülmektedir ama Alman Genel Kurmayı zaten SS'e karışabilecek bir statüde değildi. Resmi belgelerde geçen suç olarak görülen tek emri Sovyet siyasi subaylarının vurulması yönünde verdiği yazılı emridir


Fakat bu emir Alman Genel Kurmayından gelen emir ile alt birliklere verilen bir emirdir. Genel olarak baktığınızda Hains GUDERIAN günümüzde bile saygı duyulan ve örnek alınan bir komutandır. Özellikle zırhlı birlikler için geliştirdiği.


29 Ekim 2023 Pazar

LUFTWAFFE - ALMAN HAVA KUVVETLERİ

 


Alman hava kuvvetleri ve İkinci Dünya Savaşı başlarında dünyanın en büyük ve güçlü hava filosuna sahipti. Dünyada en çok uçak düşürmüş pilot olan Erich Hartmann dünyada havadan en çok yer hedefini yok etmiş , savaş bittikten sonra dünya havacılığına birçok şey katmış olan ve inanılmaz yeteneğe sahip pilotları yetiştiren Alman hava kuvvetleri korku ile takip ediliyordu. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru uçak üretimi çok çok azaldı ve savaşın sonlarına doğru Almanya neredeyse bir tek uçağı kaldıramayacak hale geldi.

Birinci Dünya Savaşı'nda modern uçak üretiminde Almanlar başı çekmekteydi.

Hatta o yıllarda metal uçaklar üretebilen nadir ülkelerden biriydi. Almanya'nın çoğu zaman İkinci Dünya Savaşı'nda mühendisliği geliştiği anlatılır. Fakat Birinci Dünya Savaşı'nda özellikle uçak teknolojisinde muazzam el işçiliği ustaları mevcuttu.


Almanya Birinci Dünya Savaşı'nı kaybettikten sonra galip devletler bu durumu fark etmiş ve Versay Anlaşması'yla Alman askeri havacılığını yasaklamışlardı. O dönem hava kuvvetlerinde yer alan personel de sivil uçak üretmişler
 ve gizlice ordu için çalışmaya devam etmişlerdi. "1920, 1930 arasında posta uçakları olarak üretilen Hencleal, HD 40 bir aslında bir avcı uçağı HE yetmiş de bir bombardıman uçağı.

Ulaşım ve bombardıman için üretilmişlerdi. Hitler, Versay Antlaşması'nı geçersiz sayıp Alman Hava Kuvvetleri resmen tekrar kurduğunda ise şirketlerde gizlice çalışan askerlerine tekrar üniformalarını giydirmiş


Birinci Dünya Savaşı'nın kahraman pilotlarından ve partiden yakın arkadaşı Herman Göring'i getirmişti. Hitler artık açıkça uçak üretimine geçildiğinde Huncle, Uncurces ve Masterchemi gibi ünlü uçak üreticilerinin kontrolünü devlete bağlamıştı

Bu dönemde Almanya'nın askeri harcamalarının yüzde 45 hava kuvvetlerine gitmekteydi. 1936 yılında Almanya 5112 uçak üretirken Britanya 1877 uçak Amerika Birleşik Devletleri ise 1141 uçak üretebilmişti


Savaş planlarını hızlandıran Almanya'da büyük bir uçak üretim tesisi inşa edilmişti. Bu tesis güçlü duvarlar ile desteklenmiş ve bir noktaya değil tek bir bombalamada tüm fabrikanın zarar görmemesi için dağınık halde inşa edilmişti

Jancors, Henkel ve mesaj Schnit gibi üreticilere çok ciddi paralar akmaktaydı. Ancak bu şirketlerin paradan çok önemsedikleri konu, hayallerindeki uçakları imal etmeleriydi. Bu fabrikalarda çalışan işçiler de çok iyi şartlarda hayatlarını devam ettirmekteydiler. 

ilerleyen yıllarda havacılık sektöründe çalışan işçi sayısı üç milyon kişiye ulaşmıştı. Savaş başlamadan önce bu fabrikalardan H E 111 orta sınıf bombardıman uçağı 88 hafif bombacı. 87 bombardıman uçağı ve M E 109 avcı uçağı seri şekilde üretilmişti. Böylece Avrupa'daki savaş başlamadan 1939 yılında Alman Hava Kuvvetleri dünyanın en iyi ve 4000 gelişmiş savaş uçağı Ile en büyük hava filosu haline gelmişti. Almanya'nın Polonya saldırısında ve çok iyi bir sınav vermişti. Şimdi Avrupa'nın iki büyük hava kuvveti olan Fransa ve Britanya hava kuvvetleriyle savaşlar başlayacak. Almanya'nın batı seferinde uçakları günde dört beş kez havalanırken Fransız Hava Kuvvetleri uçaklarını günde bir kez havalandırabiliyordu. Fakat bu sefer de Alman hava kuvvetlerinin önemli bir dezavantajı ortaya çıkmıştı. O dönemde Stuka uçaklarının üretimine yoğunluk veren Almanya bu uçakların müttefik avcı uçakları karşısında ve korumasız olduklarını anladılar. Bu arada müttefikler de uçak üretimine hız vermeye başlamıştı. Resmi olarak Almanya ile savaşa giren Britanya savaş uçağı üretiminde Almanya'ya yetişmeye başlamıştı


1939 yılında Almanya 8295 uçak üretirken Britanya 7940 uçak üretmişti. 1940 yılında ise Almanlar 10247 uçak üretirken Britanya o yıl Almanya'yı geçerek 15049 
üretmişlerdi. Başka bir önemli konu da sadece üretim değil bakım ve tamirat üzerineydi. Müttefikler savunma pozisyonunda olduklarından arızalı ya da hasarlı dönen uçaklarını üstlerinde rahatça tamir ederken Almanlar ele geçirdikleri bölgelerde bunu önemsememişti.

Hasarlı ya da arızalı dönen uçaklar Almanya'ya geri gönderilerek üretim tesislerinde tamiri ya da bakımı yapılıyordu. Bir önemli konu da Tiger tanklarının üretiminde değindiğimiz gibi uçaklarda da üretim süresiydi.

Alman savaş araçlarının bizlerde hayranlık uyandırmasının önemli nedenleri gösterişli ve iyi mühendislik içermesidir. Uçak üretiminde de başı çeken üç firma Hitler'in gösterişli savaş araçlarını sevdiğini bildiklerinden seri üretime geçecek makineler yerine el işçiliğinde ısrar etmekteydiler üretim sayısını düşürmekteydi. El işçiliği hem uzun sürüyor hem de çok maliyetli oluyordu. Herman Lutfağa Pen'in başına geçtiğinde üretim sorumlusu olarak sıkı dostu Ers UdEt'i başa geçirmişti


Birinci Dünya Savaşı'nı kahramanlaşmış pilotlarından biriydi. Fakat İkinci Dünya Savaşı'nda bu şöhretin ve mevkinin tadını çıkarmaya çalışan, vatanı için işine yoğunlaşmaktan çok gününü gün etmeyi seven bir komutandı. Müttefikler şirketlerine çok az karla 
yapmaları için baskı yaparken Alman şirketleriyle eldeki ham madde miktarını bile aşan devasa kontratlar yapmıştı. Işler kötüye gitmeye başladığında ise Hitler üretim önceliklerinin belirlenmesini kendi yetkisi altında toplamıştı

Işte işlerin kopmaya başladığı nokta da tam burasıydı. Hitler elde edilen başarılar ya da başarısızlıklara göre neredeyse altı haftada bir üretim önceliklerini değiştirmekteydi. Ünlü Alman pilot Adolf Kalan devamlı olarak yapılan hatalarda

Sesini yükseltse de Hitler'e yaltaklanmak için bu kararların doğru olduğunu savunuyorlardı. Küçük bir örnek vererek bunu daha iyi anlatmış olalım. Hükümet uçak üreticisine avcı uçaklarına öncelik verilmesini ve bu uçaklara yapılan ekler bildirmekteydi. Üretici seri üretim için hazırlıklarını yapıyor ve montaj işlemi başlıyordu. Ama birden durun ağır bombardıman uçağı üreteceksiniz diyorlardı. Ve bu durum sık sık yaşanıyordu. Böylece yapılan talepler içinde bir karmaşa oluşuyordu. Bu hem ham madde hem zaman hem işçilik hem de ekonomik olarak üretimi etkiliyordu. Ayrıca şirketler Hitler'e yeni projeler ile gittiklerinde Hitler'in bunlardan çok memnun olduğunu gördüyordu.







22 Ekim 2023 Pazar

LUFTWAFFE ACES PİLOTLARI

 


ACE pilot kavramı savaş uçaklarının gelişmeye başladığı Birinci Dünya Savaşı'nda askeri terminolojiye yerleşmişti. Beş ya da beşten fazla uçak düşüren pilotlara ACE pilot denilmektedir. İngilizce kelimesiyle kullanılan bu yakıştırma hem çok iyi anlamında kullanılmış hem iskambil kağıtlarıyla oynanan birçok oyunda en değerli kağıt olan as kağıdına atıf yapılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nda uçak düşürmek çok zor olduğu için beş ile sınırlandırılsa da İkinci Dünya Savaşı'nda gelişen teknolojiler ile bu olay boyuta taşınmıştı. Aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı'nda bu terim tankçılar ve denizciler için de kullanılmıştı. Ilerleyen günlerde tank astarı ve denizciler için de bu incelemeyi yapacağız. İkinci Dünya Savaşı'nda yer almış Alman acı pilot sayısı yaklaşık 2500

Bu savaşta 100 zaferin üstüne çıkmış Alman pilotlar dışında başka ülkeden pilotlar bulunmamaktadır. Müttefiklerin en yüksek zaferli pilotuysa 66 uçak düşünen Sovyet pilot Ivank'tır. Ivan Kozhida bir özelliği ise dünyada jet motorlu avcı uçağını düşürmüş, ilk savaş pilotu olmasıdır. 97 Alman pilot ise 100 üstünde uçak düşürmüş, 15 pilot ise 200 üstünde uçak düşürmüştür. Işte bu serimizde Luftwafe'nin en ilginç ve en popüler pilotlarını inceleyeceğiz.

 Ilk olarak savaşın en başında uçak filoları görevden döner dönmez, pilotlar, muharebe raporu vermek için tek tek odaya alınarak raporlarını sunarlardı. Kendisinden başka en az 2 pilotun doğruladığı sayılar o pilotun zaferi olarak kayıtlara geçerdi. Almanya'nın Polonya zaferinden sonra halka açıklanan bu zaferlerin çok ilgi Çektiği ve iyi bir propaganda malzemesi olduğu görülünce uçakların silahlarına kameralar takılmaya başlandı. Bu görüntüler hem müttefikler olsun, hem mihver devletlerindeki halkın olsun, büyük ilgisini çekmekteydi.


A
yrıca bu görüntüler hem düşman uçaklarının açıklarını göstermekte hem de diğer pilotların eğitiminde kullanılmaktaydı. Bu görüntüler de bize aşağı yukarı kesin sayıları vermektedir. Fakat bir Alman pilotun geliştirdiği taktikte bu kameraların açısı yetersiz kalıyordu. Başta zaferlerini Inanılmayan pilot, klasik yöntemlerin dışında bunu ispatlamıştı. Bu pilota da birazdan değineceğiz. Bu kısa bilgilerden sonra pilotları incelemeye başlayalım

En önemli pilotlarından biri olmasına rağmen İkinci Dünya Savaşı konularında adını fazla duymadığınız bir pilottur. Dünyada 100 uçak düşürme başarısına ulaşan ilk savaş pilotu 1939 -1941 yılının son aylarına kadar Alman pilotların resimlerini internette araştırırsanız resmiyle bolca karşılaşırsınız. Alman uçak filolarının formasyon düzeninin geliştirilmesinde de en büyük pay sahibi yine Mölders'e aitti


ama 22 Kasım 1941 günü arkadaşının cenaze törenine giderken 111 tipi uçak iniş sırasında teknik arızadan dolayı düştü ve 28 yaşında öldü. Toplamda 101 uçak düşüren avcı uçağı ile 
350 göreve çıkmıştı ama ölümü yolcu taşımacılığında kullanılan bir uçak olmuştu. Baba lakaplı pilot meşe yapraklı kılıçlar, elmaslar şövalye haçı almış ilk pilotlardan biriydi. Ilk savaş deneyimi İspanya  iç savaşı olmuş ve 14 uçak düşürmüştü. Sonrasında Polonya işgali ve Fransa işgalinde de görev almıştı. Fransa'da kullandığı BF 109 ağır şekilde hasar almasına rağmen uçağını indirmeyi başardı. Ama Fransızlara esir düşmüştü Üç hafta esir tutulan Fransa'nın teslim olması ile birlikte serbest kaldı. Britanya Savaşı'na da katılan Britanya Savaşı'nda da uçağı vuruldu ve bacağından ciddi bir yara aldı. Bu yaralanmadan sonra yasak getirilmesine rağmen yaraları tam iyileşmeden gönüllü olarak 1 ay sonra tekrar uçmaya başladı. Bu zamana kadar 55 seferi olan Mölders 28 yaşında Alman ordusunun en genç binbaşısı olarak terfi etti


Barbaros Harekatı'nın başlamasıyla Mölders, Doğu Cephesi'nde görevlendirildi ama uçmasının yerine filoya yerden komuta etmesi isteniyordu. Buna şiddetle karşı çıkan komutanı olarak formasyondaki öncü uçakta uçmaya devam etti. Ve 15 Temmuz 1941 
 100 zaferine ulaştı. Yani Mölders Doğu Cephesi'nde 1 ayda 45 uçak düşürmüştü. Yine 1 ay içinde iki rütbe alarak albaylığa getirildi. Mölders artık Almanya'nın hatta dünyanın en iyi pilotu olduğu 100 Zafer'le onaylıydı ve çok önemli bir propaganda değeriydi. Hitler'in direkt emriyle Mölders uçması kesinlikle yasaklanmıştı. Ordu Müfettişi olarak atanan Mölders geçirdiği kaza ile öldü ve Alman havacılığının en önemli ismi Ikinci Dünya Savaşı'nın en iyi pilotu kim diye sorduğumuzda birçok kişi dünyanın en çok uçak düşüren pilotu olan Eric olduğunu söyleyecektir. 


Erik Hartman'a bu soru sorulduğunda ise dünyanın en iyi pilotunun olduğunu, İkinci Dünya Savaşı'nın ise en iyi pilotunun Hans Yuakim Marcel olduğunu söylemiş


Hans Yuakim Marcedüşürülen uçak sayısına baktığınızda 158 zafer ile 30 sıradadır. Ama 30 sıradaki bir pilot nasıl ikinci dünya savaşının en iyi pilotu olabilir diye düşünebilirsiniz

Işte Hans Yuakim Marcel En iyi pilot olarak görülmesindeki etken görev aldığı yerlerde gizlidir. Sıralamada önünde bulunan 29  pilotun aksine doğu cephesinde ve Almanya'nın çok üstün olduğu Polonya ve Fransa işgallerinde hiç görev almamış bir pilottu Zaferlerini tecrübesiz Sovyet pilotlar karşısında değil, Britanya ve Afrika cephesinde tecrübeli İngiliz pilotlara karşı almasıydı. Ayrıca içgüdüsel olarak geliştirdiği atış tekniğiyle 50-60  mermi harcayarak o dönem uçakları vuran nadir ve adeta göklerin keskin nişancısı gibiydi. 



Silah kamerası olayına istisna olan Alman pilotla 
Hans Yuakim Marcel uçakları düz bir çizgide yakalayıp ateş etmek yerine düşman pilotun uçuş tekniğini gözlemler ve uçağın gideceği muhtemel yerlere kısa atışlar yapardı
Bu teknikle düşman uçağı vurulduğunda kamerada görülmemesine neden oluyordu. Hans Yuakim Marceiyi bir pilotluk yeteneğinin yanında çok ilginç bir kişiliğe de sahipti. Özellikle parti karşıtı söylemlerinden ve propaganda filmlerinde yer almak üst yetkililerce şımarık kendini bilmez biri olarak görülüyordu. Birçok başarı madalyalarının yanında birçok da disiplin cezası mevcuttu. Hans Yuakim Marce pilotluk eğitimini 1939 yılında tamamlamıştı ama tavırları yüzünden savaşlarda uçuş görevi verilmemişti. 


Ve ilk uçuş görevine Britanya Savaşı'nda 24  Ağustos 1940 günü çıkmıştı. Bu görevinde bir uçak düşürmüştü ama düşen İngiliz uçağı da 
Hans Yuakim Marcel
uçağının kanadına çarpıp hasar vermişti. Silah kamerası görüntülerini inceleyen yetkililer uçağı vurdum söylemine karşın görüntülerde sadece düşman uçağının kanadına çarpmasını gördüler ve Hans Yuakim Marcel inanmadılar
Hans Yuakim Marceilk savaşında uçak düşürdüğü için övgü beklerken, formasyonu bozduğu için sert bir şekilde azarlanmıştı. Hans Yuakim Marcesonraki uçuşlarında rapor verirken düşürdüğü uçak sayılarını belirtiyor ama silah kamerasında sadece düşman uçağının geçişleri görünüyordu. Ve sayılar kabul edilmiyordu. Buna sinirlenen Hans Yuakim Marcekomutanından silah kamerasının yerinin değiştirilmesini istedi ve kamera kokpite yerleştirildi. Çıktığı görevde 3 uçak düşüren görüntülerini inceleyen yetkililer bu sefer hayranlıkla izledi ve görüntüler raporları ile Berlin'e yollandı. Raporda çok iyi bir pilot olduğu ama çok disiplinsiz olduğu özellikle belirtilmişti. Hatta filo komutanı tarafından üç gün hapis cezası aldığı da önemle vurgulanmıştı


Britanya Savaşı'nda 9 uçak düşüren
 
Hans Yuakim Marcebu sefer Afrika cephesine gönderildi. Afrika cephesinde 31 uçak daha düşüren Berlin'e çağrıldı ve Hitler'in elinden şövalye haçı aldı. BF tasarımcısı olan Bilim Esrar Schmitt'in verdiği bir partide çok iyi piyano çalan Hans Yuakim Marcebirkaç şarkı çalması istendi. Hans Yuakim Marce ise klasik parçaların yanında Amerikan caz parçaları da çaldı ve buna sinirlenen Hitler partiyi terk etti. Apar topar tekrar Afrika'ya yollandı. 17  Haziran
günü ise 100 zaferine ulaşmıştı. 26  Eylül 1942  tarihinde ise Hans Yuakim MarceMareşal Albert Kesir'in tarafından büyük motor sorunları olan BP 109  G iki model uçağı test etmesi emri verilmişti bu uçak yeni geliştirmelerinde bolca motor sorunu olan bir modeldi ve Hans Yuakim Marce başta kabul etmese de bu göreve zorlanmıştı. 

Testleri yapan Hans Yuakim Marcel uçağı uçuştan dönerken kokpit dumanla dolmaya başladı. Dumandan önünü göremeyen uçağı indirmek için uğraş vermeye çalışsa da görüş tamamen sıfıra düşünce uçaktan atlayacağını bildiren telsiz mesajından sonra irtibat kesilmişti. Uçağı bulan AlmanlarHans Yuakim Marcel ise bulamamışlar. Şans eseri uçağı gören bir doktor mayın tarlasının hemen arkasında yatan boynunda meşe yapraklı kılıçlar elmaslar olan ölmüş bir pilota rastladığını bildirdi. Cesedin yanına giden yetkililer paraşüt ipinin çekilmediğini aldığı yaralar itibariyle
uçan bir parçasına vurduğunu raporlara geçtiler. 

Hans Yuakim Marcel ölümü uzun bir süre Almanya'da saklandı. Günümüzde bazı araştırmalarda Hans Yuakim Marcel ölümüyle ilgili farklı bulgular olduğu geçmektedir. Ve özellikle bir ajan tarafından uçağın sobote edilmiş olabileceği üzerinde durulmaktadır. Diğer bir farklı öngörü ise Marsilyum tarafından vurulduğu, Almanların propagandayı engellemek için düzmece bir kaza raporu hazırladığı yönündedir. Ama bu iki öngörü hakkında da netleşmiş bir kanıt. Henüz sunulmamaktadır

Hans Yuakim Marcel hayatı savaş bittikten sonra 1957  yılında Ders Tempfor Afrika yani Afrika'nın yıldızı filminde kurgusal olarak canlandırılmıştır. Ama filmin Almanca ve İtalyanca versiyonları bulunmakta maalesef ki

Son pilot ise ilginç kılan özelliği ise uçağının 12 kez Ciddi şekilde vurulmasına rağmen hiç paraşütle atlamamış ve uçağını her seferinde yere indirmiş olmasıdır. Bu inişler sırasında sadece bir kez esir düşmüştür. Toplamda 176 ı uçak düşürmüş olan savaş sonrası Almanya Hava Kuvvetleri'nde de aktif şekilde rol almıştı ve NATO görevlerinde bulunmuştu. Bir diğer önemli özelliği ise savaştan sağ kurtulmasına rağmen savaşın izini ömür boyu taşıyacak olmasıydı
Savaşın sonuna doğru sağ kalan tecrübeli pilotların oluşturduğu M 262  biriminde görev alan bu uçak ile 6 zafer daha kazanmıştı. Fakat 18 Nisan 1945 günü M 262  kalkış yaparken tekeri patlayan uçak Münih Hava Üssü yakınlarına düşmüş
sağ kurtulmuştu ama aşırı yanıcı jet yakıtı yüzünden vücudunda çok ciddi yanıklar oluşmuştu. Özellikle göz kapakları yandığından iki yıl boyunca ameliyatlar geçirmek zorunda kaldı.

Çok inatçı bir yapısı olan uzun tedaviler sonunda bunu atlatmayı başarmıştı ve İngiliz bir cerrah tarafından yapılan son ameliyat ile görme yetisini yerinden kazanmıştı. İkinci Dünya Savaşı boyunca 1000 göreve çıkmış 176  zaferin 152  doğu cephesinde kazanmıştı

Fransa ve Britanya savaşlarına katılmış pilot Doğu Cephesi'nde 31 Ağustos 1941 günün 100ncü zaferine ulaşmıştı ve yüzüncü zafere ulaşan 18 inci pilottu. Başarılarından dolayı meşe yapraklı kılıçlar şövalye haçına layık görülmüştü. Aslında İkinci Dünya Savaşı'ndaki önemli Alman pilotlardan olsa da günümüzde soğuk savaş döneminde Almanya'ya yaptığı katkılardan daha çok bahsedilmektedir. 

Amerika Birleşik Devletleri'nin Soğuk Savaş döneminde Batı Almanya'ya verdiği F 14  start Fighter Avcı bombardıman uçaklarının gelişimi için önemli katkılarda bulunmuş ve bu uçakla ilgili yapılan kazaları incelemeye başlamıştır. Sorunun uçaklarda değil Amerika Birleşik Devletlerinden gelen pilotların verdiği eğitimlerde olduğunu anlamıştır. Yoğun bir eğitim programı hazırlayan eğitimleriyle F14 uçaklarındaki kaza oranları oldukça azalmıştır. Batı Almanya Hava Kuvvetleri Komutanı gibi görevlerde bulunan
1971  ve 1974 yılları arasında ise NATO askeri komutanlık başkanlığı yapmıştır. 

15 Ekim 2023 Pazar

Normandiya Çıkarması


 Hitler, General Erwin Rommel B Ordu Komutanlığının başına getirdi. Rommel kısa sürede onbinlerce mayın ve binlerce Tank tuzağını sahip boyunca döşetti. Rommel çıkarma olduğudan düşman kuvvetlerinin sahile geldiğinde durdurulmalıydı. Tank birliklerinin küçük gruplar halinde konuşlandırılarak çıkarma esnasında tank birliklerinin hızla sahile yakın yere gelerek müdahale edilmesini düşündü. Ancak Hitler bu konuya sıcak bakmadı ve Tankları ortada birleştirerek Rommel in yaptığı planın çalışmasını engelledi. Alman istihbaratı çıkarma için çok iyi bilgiler sağlayamamıştı. Çıkarma gecesi havanın kötü olmasından dolayı bir taarruz beklemediler, Rommel bile bu havada çıkarma olmayacağını düşünerek izne ayrılmıştı. Müttefikler deniz çıkarması için bu havada yapılmasını istiyorlardı. 


Amerikan paraşütçü birliklerinin Normandiyanın sahili arkasına indirme yapmışlar, Donanma bombardımanı ile hareketin çıkarma safhasına geçildi. 722 savaş gemisi, 4226 adet nakliye gemisi, 1.500.000 müttefik askeri ile Normandiya çıkarması başladı. Rommel ve Alman Generaller çıkarmanın Pas-de-Calais tarafından yapılacağını bekliyorlardı. Tüm hazırlıklarda bu bölgeye göre yapılmıştı ancak çıkarma Utah, Gold, Sword, Omaha sahilleri üzerinden yapılmaya başlanmıştı. 


Almanlar hala Pas-de-Calais tarafından çıkarma beklerken 325.000 kişi karaya ayak basmıştı.
Omaha sahiline Müttefik uçakları istendiği gibi bombardıman yapamadılar ve sahile çıkan askerleri hiç siperi olmayan bir sahile ayak bastılar.

Almanların yoğun makineli tüfek atışı altında çok zor bir şekilde ilerlediler. Müttefikler büyük kayıplar vermesine rağmen Omaha ele geçirdiler. 

İlk Alman taarruzu Caen yapıldı. Amerikan


1nci ordusu Cherbourg batı kıyısına ulaştılar, Almanların geri çekilmesi sonrasında düştü. Amerikan ordusu güneye ilerlemeye devam etti. Batı Cephesine General 
Kluge getiren Hitller. 300.000 Asker ile Müttefikleri karşılamaya hazırlanırken, Müttefikler ise 1.500.000 asker ile Caen tarafına taarruz için hazırlık yapmaya başladılar. İngilizler Caen dan çıkarma yapmaya başladılar. Caen sahiline 2000 Müttefik uçağı 50.000 TON bomba bıraktı. Hava hücumundan sonra harekete geçtiler. Alman cephesinde büyük bir gedik açılmış oldu. 7 nci Alman ordusu Kanada ve Amerikan askerlerinin birleşmesi sonasında kuşatıldı ve 2 Saat içerisinde yok edildi. 3 Yıl süren Paris işgali sona ermiş oldu.




8 Ekim 2023 Pazar

Kaynak Güncellemelerinin Geri Alınması

    Bazen istemcileri bir geri alma işlevi sağlanması gerekebilir. Örneğin; bir müşteri bir teklife yakın zamanda yapılan bazı değişiklikleri geri almak isteyebilir. Bu sorun, en son anlık görüntüyü yeniden etkinleştirme yeteneği eklenmiş bir anlık görüntü almaya benzer. 

Bir müşteri bir kaynağı güncellemek için her PUT gönderdiğinde bir anlık görüntü alınır.

Geri almak için bir denetleyici kaynağı sağlanmalı. Bir değişikliği geri almak için istemcinin POST isteği göndermesine izin verin. Kaynağın geçerli durumunu denetleme aamcıyla bir işlem günlüğüne kaydedin. Sunucu kaynağın durumunu en son anlık görüntünden geri yükler ve istemciyi kaynağın URI sine yönlendirir.

Örnek tarifte anlatılmış http://wiki.example.org/trails/ColcuckLake deki bir wiki belge düşünüldüğünde Kaynağın temsilinde geri alma işlemini gerçekleştirmek için bir bağlantı ekleyin.


# Request
GET /trails/ColchuckLake HTTP/1.1 Host: wiki.example.org

# Response
HTTP/1.1 200 OK
Last-Modified: Sun, 01 Nov 2009 16:24:56 GMT
Content-Type: application/atom+xml;type=entry;charset=UTF-8

<atom:entry xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"> <atom:author>

<atom:name>Joe Hiker</atom:name>


</atom:author>
<atom:title>Colchuck Lake</atom:title> <atom:id>urn:example:wiki:trails:ColcuckLake</atom:id>
<atom:link href="http://wiki.example.org/trails/ColchuckLake" rel="self"/> <atom:link href="http://wiki.example.org/trails/ColchuckLake/s1" rel="previous"/> <atom:link href="http://wiki.example.org/trails/ColchuckLake/undo;

t=72f2a2342ce7dc806ae7697e138bad71" rel="http://wiki.example.org/rels/undo"/>

<atom:content xml:lang="en" atom:type="html"> ... updated draft ...

</atom:content> </atom:entry>

Kaynağı mevcut durumunu geri almak için URI  bağlantısı kurulur. İsmteci bir geri alma isteği göndermek için http://wiki.example.org/rels/undo ilişiki türünde bağlantıyı kullanabilir. Bu bağlantıdaki URI bir değişikliği geri alabilen bir denetleyici kaynağıdır.

# Request

POST /trails/ColchuckLake/undo;t=72f2a2342ce7dc806ae7697e138bad71 Host: wiki.example.org
Content-Length: 0

# Response
HTTP/1.1 303 See Other
Location: http://wiki.example.org/trails/ColcuckLake

Denetleyici kaynağın mevcut durumunu geri yükler ve denetim amacıyla geri alma isteğini günlüğe kaydeder. Kaynağa yönelik sonraki bir GET isteği geri yüklenen duruma sahip olacaktır.

# Request

GET /trails/ColchuckLake HTTP/1.1 Host: wiki.example.org

# Response
HTTP/1.1 200 OK
Last-Modified: Sun, 01 Nov 2009 16:24:56 GMT
Content-Type: application/atom+xml;type=entry;charset=UTF-8

<atom:entry xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"> <atom:author>

<atom:name>Joe Hiker</atom:name>
</atom:author>
<atom:title>Colchuck Lake</atom:title> <atom:id>urn:example:wiki:trails:ColcuckLake</atom:id>
<atom:link href="http://wiki.example.org/trails/ColchuckLake" rel="self"/> <atom:content xml:lang="en" atom:type="html">

... updated draft ... </atom:content>

</atom:entry>

Yenilemek için bu kodlama örnekler kapsamında detaylandırılıp devam edebilir.